Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/1645 E. 2013/7578 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1645
KARAR NO : 2013/7578
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/10/2008 tarihinden sonra davam eden ve …’a devredilen isteğe bağlı prim ödemelerin SSK’lı prim olarak tespitine, …’dan sonra 1263 gün SSK’lı olarak prim ödendiğinden SSK’dan emekliliğe hak kazandığının ve emeklilik taleplerinden itibaren biriken emekli aylıklarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.10.2008 tarihinden sonra isteğe bağlı sigortaya ödediği primlerin SSK sigortalılığından sayılmasını ve SSK dan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı tarafından daha sonra yaşlılık aylığına ilişkin talebi atiye terk edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.12.2008 tarihinden sonra ödediği primlerin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi (SSK) kapsamında değerlendirilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01.07.2008 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildiği ve davacının devam eden isteğe bağlı sigortalılığının 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ile re’sen 01.10.2008 tarihi itibariyle 4/1-b kapsamına alındığı, davalı Kurum tarafından davacının 01.07.2008-30.09.2008 tarihleri arasında SSK isteğe bağlı sigortalısı ve 01.10.2008-30.12.2009 tarihleri arasında … isteğe bağlı sigortalısı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık davacının 01.07.2008 tarihinde 506 sayılı Kanunun 85. maddesine göre başlayan isteğe bağlı sigortalılığının 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra bu kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında mı yoksa (b) bendi kapsamında mı devam edeceği noktasında toplanmaktadır.
5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Kanunun 85, 1479 sayılı Kanunun 79, 2926 sayılı Kanunun 60. maddelerine tabi isteğe bağlı sigortalılığı devam edenlerin sigortalılığı, yeni bir yazılı talep alınmaksızın ve Türkiye’de ikamet şartı aranmaksızın 5510 sayılı Kanunun isteğe bağlı sigortalılığına ilişkin hükümlerine göre
devam ettirilir. 5510 sayılı Kanun’un 51.maddesinin son fıkrasına göre isteğe bağlı sigortalılıkta ayrım ortadan kaldırılmıştır ve isteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanmasında dikkate alınıp bu süreler 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin I. fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilecektir.
Somut olayda davacının 01.07.2008 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanunun 85. maddesi kapsamında başlayan isteğe bağlı sigortalılığının 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01/10/2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin I. fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacı yaşlılık aylığına ilişkin talebinden vazgeçtiğinden bu talebi bakımından davanın reddine karar vermek yerine “hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilerek buna göre vekalet ücretine karar vermek gerekir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 1504/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.