Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17136 E. 2012/24062 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17136
KARAR NO : 2012/24062
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, emekli aylıklarından yapılan … kesintisinin iptali ile iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sora işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı SGK’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı kurum tarafından maaşından kesilen Sosyal Güvenlik Destekleme Primi adı altında yapılan kesintilerin tedbiren durdurulmasını, dava tarihinden önce yapılan kesintilerin iadesini ve devam edecek … kesintilerinin iptaline karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaate olması halinde kurumun hatası sebebiyle ortaya çıkan faiz miktarı kadar borcun kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece istemin kabulüne; 08.09.1999-02.08.2003 tarihleri ve 28.01.2004-28.03.2008 tarihleri arasında davacıdan … kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, yukarıda belirtilen tarihler arasında davacıdan kesilen … tutarının kesinti yapılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç, iadesine karar verilen kesinti tutarına faiz uygulanması yönünden yerinde değildir.
Davacının, dava dilekçesinde faiz talebini açıkça belirtmiş olması gerekir. Asıl alacak davasında faiz istenmemiş ve faiz isteme hakkı saklı tutulmamış olması durumunda davacı daha sonra faiz için ayrı bir dava açabilir. Öte yandan HMK’nun 26..maddesi uyarınca hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan başkasına veya fazlasına hükmedemez. Davacı ne dava, ne de ıslah dilekçesinde faiz talep etmediğine göre, mahkemece yazılı şekilde faize karar verilmesi, diğer bir anlatımla talepten fazlasına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 1.bendindeki “kesinti yapılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile ” rakam ve sözcüklerinin çıkartılmasına
ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.