YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17465
KARAR NO : 2013/4487
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekilince süresinde, davalı vekilince de süresi dışında temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm davalı vekiline 04/07/2012 tarihinde tebliğ edilmiş temyiz ise 13/07/2012 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi geçmiştir.
O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak davalının temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, iş kazası sonucu ölen işci …’in yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile, müteveffanın çocukları … ile …’in maddi zararları SGK tarafından karşılandığından ve karşılanmayan maddi zararların bulunmadığından maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı eş …’in hesaplanan maddi zararından olayın oluş şekli ve kusur durumları da dikkate alınarak Borçlar Kanunun 43-44 maddeleri de dikkate alınarak hesaplanan maddi tazminattan takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak ve bulunan maddi zarardan SGK tarafından bağlanan gelir tüm artışlarla peşin sermaye değerinin düşülmesi suretiyle tespit olunan 50.897,26 TL maddi, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu ve davacıların olaydan duydukları elem ve üzüntü ile hak ve nesafet kuralları da dikkate alınarak takdiren davacı eş … için 20.000,00 TL, çocuklar … ve …’in her biri için 10.000,00 er TL, müteveffanın annesi …ve babası … in her biri için 5.000,00 er TL, müteveffanın kardeşleri …, … ve … in her biri için 2.500,00 er TL olmak üzere toplam 57.500,00 TL manevi, olmak üzere toplam 108.397,26 TL maddi ve manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karar vermiştir.
Davanın bu yönüyle yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununu oluşturmaktadır. Kanunun 55. maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de kamu düzenine ilişkin emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, iş kazası sonucu ölüm nedeniyle eş … için hesaplanan maddi zarardan hakkaniyet indirimi yapılabilmesi mümkün değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE, diğer açıklanan nedenlerle ise hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.