Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17633 E. 2013/5572 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17633
KARAR NO : 2013/5572
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Davacılar vekilinin temyizi yönünden;
Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Öte yandan, iş mahkemesince verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin yasada hüküm de bulunmamaktadır.
Olayda hüküm, 12.06.2012 tarihinde temyiz eden davacılar vekilinin yüzüne karşı tefhim edilmiş, temyiz ise 22.06.2012 tarihinde vukubulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 1.6.1990 Tarih ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizi yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
Dava, iş kazası nedeniyle sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı eş yararına 52.676,62 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminat ile davacı çocuk yararına 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.08.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; iş kazası sonucu davacılar murisi sigortalı Erdoğan Demirsoy’un vefat ettiği, SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davalı işverenin % 80, davacılar murisi müteveffa işçinin % 20 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği, bilirkişi hesap raporunda davacılar murisi vefat etmeseydi 50 yaşının bitim tarihi olan 01.04.2032 tarihinde emekli olacağından toplam 20 yıl 7 ay 18 günlük hizmeti için kıdem tazminatı hesabı yapılarak davacı eşin destek tazminatı miktarına eklendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Öte yandan tazminat miktarının, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu yönü ise söz götürmez.
Başka bir anlatımla, işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise; yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşına kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonra da bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı, hesap raporunun Yargıtay denetimine elverişli olması gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda; bilirkişi hesap raporunda davacılar murisi vefat etmeseydi 50 yaşının bitim tarihi olan 01.04.2032 tarihinde emekli olacağından toplam 20 yıl 7 ay 18 günlük hizmeti için kıdem tazminatı hesabı yapılarak, davacı eşin destek tazminatı miktarına eklendiği, maddi tazminat miktarının hesaplanmasında sigortalının hak edeceği kıdem tazminatı tutarının hesaba dahil edilmemesi gerekirken, mahkemece yanılgı ile kıdem tazminatının maddi tazminat hesabına dahil edildiği hesap raporu hükme esas alınarak … olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın … şekilde karar oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE, davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine
BOZULMASINA, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.