YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17650
KARAR NO : 2012/15295
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/05/1986 – dava tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tespitine, Kuruma borçlu olmadığının ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, biriken aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava; davacının 01.05.1986 tarihinden dava tarihi olan 08.06.2007 tarihine kadar 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun, davalı Kurum’a prim borcu bulunmadığının, dava tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve biriken aylıklarının ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurum’dan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 31.12.2003 – 08.06.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tespitine, 30.12.2003 tarihi öncesine ilişkin hizmet tespiti talebinin reddine, davacıya dava tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanmasına, herbir aylığın hak edildiği tarihten itibaren başlamak üzere aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı Kurum’dan alınarak ödenmesine, Kurum sataşmalarının önlenmesine ve davacının dava tarihi itibari ile davalı Kurum’a borçlu olmadığının tespitine, yine aynı tarih itibari ile prim borçlarının silinmesine yönelik olan taleplerinin reddine, davalı Kurum davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.07.1975 – 30.10.1982 tarihleri arasında 5434 sayılı Yasa’ya tabi hizmeti ve 04.10.2000 – 30.12.2003 tarihleri arasında davalı Kurum’ca kabul edilen 1479 sayılı Yasa’ya tabi hizmeti bulunduğu, davacının 05.01.1985 – 01.06.1985, 01.05.1986 – 30.12.1987, 15.08.1989 – 15.09.1989, 07.06.1990 – 30.12.2003 tarihleri arasında vergi kaydı, 30.12.1998 tarihinden başlayan ve borçları nedeni ile üyeliği yönetim tarafından 28.01.2005 tarihinde askıya alınan ticaret odası ve 08.07.1987 tarihinden beri devam eden sicil kaydı bulunduğu, 19.09.1996 – 21.06.2006 tarihleri arasında limited şirket ortağı olduğu, davacıya 01.03.2012 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının 04.10.2000 – 21.06.2006 ve 16.06.2009 – 29.02.2012 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa gereğince sigortalı kabul edildiği, 29.02.2012 tarihli tahsis talebine istinaden de 01.03.2012 tarihinden tibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının sigortalılık süresinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin taleplerinin konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu istekler yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Davacının 21.06.2006 – 08.06.2007 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının tespitine ilişkin talebi hakkında ise usulünce araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan; davanın kısmen kabulü halinde yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağı hususu bozma ilamında açıkça belirtilmiş olmasına rağmen bozma ilamına uyulduğu halde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması da yanlıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.