YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17956
KARAR NO : 2012/20708
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, “…kamu hizmeti yürüten TCDD İşletmesine karşı açılan dava; olayda kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden 2577 sayılı Yasa’nın 2/1-b maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yerleri görevlidir…” gerekçesiyle yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, TCDD 3.Bölge Müdürlüğü Halkapınar Loko Bakım Atölye Tesisleri Motorlu Tren Depo Müdürlüğünün İdari Kısım posta ve atölye binasının dış cephe onarımı, boyanması, demir doğramalarının demontajı ve PVC pencere montajı işinin Kamu İhale Kanunu hükümleri gereğince doğrudan temin yöntemi ile müteahhit davalı …’a ihale edilerek sözleşme imzalandığı, davacının 22.6.2010 tarihinde boya yapmak için çıktığı iskeleye lokomotif aynasının çarpması sonucu düşerek yaralandığı, davalı …’un işin boya kısmını davalı Bosa Boya Yalıtım Kimya İnş.Makina San.Tic.Ltd.Şti’ne verdiği, şirketin ortağı olan …’in İş Müfettişince alınan ifadesinde boya işinin kendilerine verildiğini ve şirketin de bu işi dava dışı taşeron …’a verdiklerini söylediği, davalı şirketin boyama işçiliği için 12.7.2010 tarihinde iki ayrı fatura düzenlediği, taşeron …’un da davacıyı işe alarak çalıştırdığı ve bu çalışma esnasında iş kazasının meydana geldiği, davalı TCDD Genel Müdürlüğü ile … arasında düzenlenen “Motorlu Tren Depo Müdürlüğü Binası Dış Cepheye Ait Sınırlı Onarım Şartnamesi” nin 4.2.maddesinde su, hava, … ihtiyacını TCDD’nin karşılayacağı, 7.1. maddesinde TCDD yetkililerinin işin her aşamasında işi denetleme hakkına sahip olduğu, olumsuz gördüğü hususları yükleniciye bildirebileceği, 7.2.maddesinde ise yüklenicinin bildirilen eksiklikleri gidermediği takdirde TCDD’nin sözleşmeyi feshedebileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
İş Mahkemelerinin görevi 5521 sayılı Yasanın 1.maddesi ile düzenlenmiştir. Anılan maddede; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olabilmesi için uyuşmazlığın taraflarının işçi ve işveren veya işveren vekili olması, uyuşmazlığın iş sözleşmesinden veya İş Kanunu’ndan kaynaklanması koşuldur.
Diğer yandan, 05.12.1977 tarih, 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir. İş Mahkemeleri özel kanunla kurulmuş olup görevleri istisnai nitelik taşıdığından 5521 sayılı Yasa’da sınırlı olarak sayılmış dava ve uyuşmazlıklar ile diğer yasaların İş Mahkemelerini görevlendirdiği dava ve işler dışındaki dava ve işlere İş Mahkemelerinde bakılamaz.
Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi için hizmet kusuru ile asıl işveren-alt işveren kavramlarının açıklanmasında fayda bulunmaktadır.
Hizmet kusurunun tam ve kapsamlı bir tanımını yapmak zor olmakla birlikte genel olarak hizmet kusuru; idarenin yapmakla yükümlü olduğu kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında, bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takım aksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. 2577 sayılı İYUK’un 2/1-b bendine göre idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları İdare Mahkemelerinde görülür.
İş kazası nedeniyle doğan maddi ve manevi zararın giderilmesine yönelik davada idarenin işveren sıfatı bulunmakta ise davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerekir. İdare, doğrudan işçi çalıştırması nedeniyle işveren sıfatını alabileceği gibi alt işverene yaptırdığı iş nedeniyle de işveren sayılabilir.
4857 sayılı Kanun’un 2/7 maddesine göre işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. 5510 sayılı Kanun’un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur. 4857 sayılı Kanun’un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu’ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun’un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun’dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a) İşyerinde sigortalı çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliği haizdir.
e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendisi sigortalı çalıştırmaksızın işi bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir asıl-alt işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İşyerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında somut olaya gelince; TCDD 3.Bölge Müdürlüğü Halkapınar Loko Bakım Atölye Tesisleri Motorlu Tren Depo Müdürlüğünün İdari Kısım posta ve atölye binasının dış cephe onarımı, boyanması, demir doğramalarının demontajı ve PVC pencere montajı işinin Kamu İhale Kanunu hükümleri gereğince doğrudan temin yöntemi ile müteahhit davalı …’a ihale edilerek sözleşme imzalandığı, sözleşme hükümlerine göre davalı TCDD Genel Müdürlüğü’nün işin yapım sürecinde su, hava, … ihtiyacını karşıladığı ve yapılmakta olan işi denetleme ve sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu anlaşılmakla TCDD Genel Müdürlüğü’nün işi anahtar teslimi vermediği ve böylece asıl işveren olduğu, davalı …’un alt işveren olarak işin boya kısmını davalı taşeron Bosa Boya Yalıtım Kimya İnş. Makina
San.Tic.Ltd.Şti’ne verdiği, olayın iş kazası olduğu, iş kazasından doğan maddi ve manevi zararın giderilmesi amacıyla asıl işveren-alt işveren ve taşerona karşı açılan eldeki davanın İş Mahkemesinin görevine girdiği anlaşılmakla işin esasına girilerek toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.