Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/18120 E. 2012/23977 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18120
KARAR NO : 2012/23977
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı murisi … kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalıların temyizine gelince ;
Dava 29.12.2008 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin uğradığı manevi zararın giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı eş yönünden 45.000 TL çocuk için 40.000 TL anne ve baba için ise 25.000 ‘er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.Bu karar süresinde davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar murisinin 29.12.2008 tarihinde işyerinde gerçekleşen olay sebebiyle öldüğü ve olayın SGK tarafından … kazası sayılarak hak sahiplerine ölüm geliri bağladığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık işverenin işyerinde gerçeklen ölüm sebebiyle yasal sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından … kazası kolundan ölüm geliri bağlanmış ise de, kurumun bu işlemi 506 sayılı Yasanın 11/A ve 5510 sayılı Yasanın 13/A maddesine uygundur.Zira ölüm olayı işyerinde gerçekleşmiştir.
Sigortalının ölümü ile ilgili 29.12.2008 tarihli olay yeri inceleme raporundan maktül sigortalı Ersan Eliustanın işyerine ait 12 nolu sahada işçilerin banyo yapmak amacıyla kullandıkları binada soyunmuş halde cesedin başının arka kısmında kesi, ve kuvet içinde kan damlalarının olduğu sağ ayak topuğu iç kemsinde kesi ,yine sağ ayak üzerinde yüzeysel kesi sol diz dış kısmında kesiler bulunduğu vücudunun diğer bölgelerinde de çok sayıda yüzeysel sıyrıklar bulunduğunun olay sebebiyle davalı işveren … aleyhinde taksirle ölüme neden olmak suçundan dolayı kamu davası açıldığı … 2. Asliye Ceza Mahkemesin 2011/110 Esasında kayıtlı olan kamu davasının halen devam ettiği,Adli Tıp 1.İhtisas Kurulunun 11.8.2010 tarih ve 2758 sayılı raporu ile sigortalının 28.12.2008 günü vardiye bitiminde son olarak saat 16.00 sularında görüldüğü 29.12.2008 günü çalışılan ocağa 3 metre mesafede tamboların bırakıldığı kulübede ölü olarak bulunduğu kanında alkol etonol ve metanol ,uyuşturucu bulunmadığı zehirlenerek veya madde etkisi ile öldüğüne ilişkin tıbbı delillerini bulunmadığı ayrıca otopside haricen tespit edilen harici lezyonların başlı başına ölümü meydana getirir nitelikte olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Mahkemece alınan 26.10.2012 tarihli kusur raporunda ise oluş şekli ve ölüm sebebi belirlenmemiş olan olayla ilgili olarak … Sağlığı ve … Güvenliği yönünden irdelemenin yapılamadığı ve tarafların kusur durumunu belirlenmesinin mümkün olmadığı ACM dava sonucuna göre gerekli irdelemenin yapılarak kusur dağılımının yapılabileceği belirtilmiştir.
Yapılacak …: Sigortalının ölüm nedenin belirlenmesi için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmalı … 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/110 Esas sayılı dava dosyasındaki deliler değerlendirilmeli ,ve sigortalının ölümü konusunda Polis ve Cumhuriyet Savcılığı kanalıyla ayrı bir soruşturma yapılıp yapılmadığı tespit edilerek olayda işverenin alması gereken … sağlığı ve güvenliği önlemlerinin bulunup bulunmadığı hangi önlemleri aldığı veya almadığı tespit edilerek olayda işverenin kusurunun bulunup bulunmadığı bilirkişi raporu ile saptanarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın aydınlatılmamış şüpheli ölümün %100 kaçınılmaz olaylardan sayılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.