YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18492
KARAR NO : 2013/23050
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum ile … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Davalı işverenin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1984-1994/1.ay ile 1999-2007/12.aylar arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen-eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile … sigorta sicil numaralı davacının 01/01/1984 – 15/09/1987, 01/11/1989 – 31/01/1990 ve 01/02/1993 – 28/02/1994 tarihleri arasında davalı …’a ait … sigorta sicil numaralı işyerinde, 01/12/1999 – 01/12/2007 tarihleri arasında … sigorta sicil numaralı … ve …’a ait işyerinde sigortalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine , bu tarihler arasında davalı işverenler tarafından kuruma bildirilen sigortalı çalışma sürelerinin düşülmesi gerektiğine, ,fazla taleplerin reddine hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Uyuşmazlık, hizmet tespiti isteminin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Anılan maddede, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1.11.1989-31.1.1990 arası ve 1.2.1993-15.4.1993,1.8.1993-28.2.1994 tarihleri arasında davalı … sicil nolu işyerinde 375 gün sigortalı çalışmalarının bulunduğu,davalı işyer(ler)inden davacı adına işe giriş bildirgesinin kuruma intikal ettirilmediği,tespiti istenen dönemde başka bir işyerinde sigortalı çalışmasının bulunmadığı,15.9.1987-20.8.1988 arası davacının ceza infaz kurumunda kaldığı,,… İl Emniyet Mdürlüğünün cevabi yazısına göre davacının 13.9.1994-21.9.1994,9.1.1997-22.3.1997 ve 15.5.1998-11.6.1998 tarihleri arasında yurt dışında bulunduğu ,bu tarihten sonra yurda giriş ve yurttan çıkışının olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacının temyiz dilekçesinde belirtmiş olduğu süre ile yurtdışında kalınan süreler dikkate alınarak , bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak yeniden bilirkişi raporu almak, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süreyi yurt dışında kalınan süreler bakımından değerlendirmek suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalışma sürelerini net olarak belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra tespit edip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan …’a iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.