Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/18856 E. 2012/19102 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18856
KARAR NO : 2012/19102
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 04/03/1998 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarıyla çakışan dönemlerde 1479 sayılı Yasaya tabi prim borcunun bulunmadığının ve tahsise hak kazandığının ve 28/06/1978 – 20/04/1982 tarihleri arasında, 04/05/2000 tarihinden itibaren zorunlu … sigortalısı sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 04.03.1998 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarıyla çakışan dönemlerde 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olmadığının, 1479 sayılı Yasaya tabi prim borcunun bulunmadığının ve tahsise hak kazandığının ve 28.06.1978 – 20.04.1982 tarihleri arasında ve 04.05.2000 tarihinden itibaren zorunlu … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne, davacının … sigortalılığının 04/03/1998-11/11/1998 tarihleri arasında olduğunun, 10/05/1999 tarihinden sonraki 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmetlerinin geçerli olduğunun, 11/11/1998 tarihinden sonra …’a prim borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Davacının, 04.03.1998 tarihi itibariyle başlayan limited şirket ortaklığı nedeniyle zorunlu … sigortalısı olarak tescil edildiği, ihtilaf konusu dönemde 10.05.1999-08.08.2007 tarihleri arasında kesintili olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu görülmektedir. Mahkemece, davacının 11.11.1998 tarihi itibariyle şirket ortaklığından ayrıldığı dikkate alınarak, 11.11.1998 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının sona erdiğinin tespitine karar verilmiş ise de, Dairemizin geri çevirme ilamı üzerine SGK’nun gönderdiği 14.09.2012 tarihli cevabi yazısında davacının vergi kaydı nedeniyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının 01.09.1991 tarihinde başladığı, ancak 5510 sayılı Yasa’nın ek 17.maddesi uyarınca hiç prim ödemesi olmadığı için 01.09.1991 tarihi itibariyle terkinin verildiği, “1998 yılında başlayan şirket kayıtlarına re’sen 01.09.1991 tarihinde terk kaydı yapıldığı için işleme alınmadığı” belirtilmiştir.
Yapılacak iş, davacının vergi kaydı ve Boz-Dağ Turizm İnşaat Emlak Tek. San.Tic. Ltd. Şt.ortaklığından dolayı …’da kaydının bulunup bulunmadığını, var ise hangi tarih aralığında olduğunu, ne zamana kadar devam ettiğini, SGK’nca 5510 sayılı Yasa’nın ek 17.maddesi uyarınca terkinin verilip verilmediğini hiç bir tereddüte yol açmayacak bir şekilde net olarak ortaya koymak; SGK’nun 14.09.2012 tarihli cevabi yazısında belirttiği gibi, davacının … sigortalılığı 01.09.1991 tarihi itibariyle terkin edilmiş ve 04.03.1998 tarihinde başlayan şirket ortaklığı nedeniyle … sigortalılığına da geçerlilik tanınmamışsa, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını göz önünde bulundurarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.