Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/19031 E. 2012/21322 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19031
KARAR NO : 2012/21322
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından 31/03/2005 tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanun’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, 1995 yılındaki kesintiyi takip eden aybaşından 31/03/2003 tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasadan yararlandırılması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, HMK’nın 320.maddesi uyarınca taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden davanın reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320/1 maddesine göre “basit yargılama usulüne” tabi davalarda mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir ise de bunun “mümkün olan hallerde” olduğu belirtilmek suretiyle sınırlı bir alan gösterilmiştir.
Dosya üzerinden karar verilebilecek “mümkün olan haller” belirlenirken HMK’nın 27.maddesinde yer alan ve hukuk yargılamasında temel ilke olarak kabul edilen “hukuki dinlenilme hakkı” çerçevesinde titiz ve sınırlı bir uygulama yapılması zorunludur. Hukuki dinlenilme hakkı; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiğinden, dosya üzerinden karar verilebilecek hallerin hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmeyecek haller ile sınırlı tutulması doğru olacaktır.
Dosya üzerinden karar verilebilmesi için; davalı tarafın cevap dilekçesini sunması için HMK’da öngörülen sürenin geçmiş olması, dosya kapsamında yer alan kayıt, belge ve delillerin karar vermeye yeterli ve temyiz incelemesinin sağlıklı biçimde yapılmasına elverişli olması, dava ve cevap dilekçelerine göre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için başkaca kayıt ve belgelerin getirtilmesi, bilirkişi raporu alınması, tanık dinlenmesi ve benzeri delillerin toplanmasına ihtiyaç duyulmaması gerekir.
Somut olayda, taraflar yararına araştırma yapılması gerektiği, delillerin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmakla mahkemece duruşma günü verilerek, tarafların açıklamaları dinlendikten ve iddia ve savunmaları çerçevesinde deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tarafların hukuki dinlenilme hakkının ihlal edecek biçimde dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı iadesine
27/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.