YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19207
KARAR NO : 2013/22522
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 15/06/2001-04/11/2002 ve 15/09/2004-24/02/2007 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı …’ya ait işyerinde 15/09/2004-12/05/2005 ve 02/11/2006-24/02/2007 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığının tespitine, 15/06/2001-04/10/2002 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebin hak düşürücü sürenin dolmuş olması sebebiyle reddine, 13/05/2005-01/11/2006 tarihleri arasındaki dönemin sigorta kayıtlarında hizmet bildirimi yapılmış olması nedeniyle bu tarihler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş
çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; … sicilli davalı işyerinin yedek parça satış işyeri olduğu, davacı iddiasına göre 04.11.2002-15.09.2004 tarihleri arasında davacının … Meslek Yüksek Okul öğrencisi olduğu, 03.01.2008-03.04.2008 tarihleri arasında askerlik yaptığı, tanık beyanlarından davalı işyerinin … yetkili servisi olup, elektronik eşya ile ilgili olduğu, 2006 ya da 2007 yılında elektronik eşya ile beyaz eşya servisinin birleştiği, ancak işletmenin kimde olunduğunun bilinmediği, tanık beyanlarının hükme esas almaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının üniversitedeki öğrenim gördüğü yıllar araştırılmadan, elektronik eşya ile beyaz eşya servisinin birleşip birleşmediği, birleşmiş ise işletmecesinin kim olduğu araştırılmadan dinlenen tanık beyanlarının da davaya konu sürelerde davacının çalışıp çalışmadığı somut olgulara dayanacak şekilde, çelişki ve tereddüte mahal verilmeyecek biçimde olmadığından hükme esas almaya elverişli olmayan tanık beyanlarına itibar olunarak verilen karar hatalıdır.
Yapılacak iş, davacının … Meslek Yüksek Okulunda hangi yıllar arasında öğrenci olduğu sorularak, davalı ya da başkası adına elektronik eşya servisi ile birleşen … beyaz eşya yetkili servisi için tescilli işyerinin olup olmadığı araştırılarak, dava konusu dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.