YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19264
KARAR NO : 2013/22509
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet oranının yeniden tespitiyle eksik ödenen maluliyet aylık farklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının 24.03.1989 tarihinden itibaren % 24,2 ‘den % 46’ya çıkarılarak bu şekilde tespiti, tespit olunacak yeni oran üzerinden aylığının arttırılması ve aradaki farkların da hesaplanarak ödenmesi istemlidir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile davacının maluliyet oranının kaza tarihinden itibaren %39 olduğunun tespitine, fazla talebin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurum bünyesindeki Maluliyet Daire Başkanlığı’nca davacının % 24,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı kabul olunarak davacıya 01.11.1990 tarihinde maluliyet aylığı bağlandığı, 20.05.2003 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile davacının % 24,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybının olduğu ve kontrol gerekmediğinin, 20.11.2009 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile % 24,2 oranında değişiklik olmadığının, 05.03.2010 tarihli … Adli Tıp Kurumu raporunda davacının % 41,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybının olduğunun, 25.05.2011 tarihli … Adli Tıp Kurumu raporunda davacının % 33 oranında meslekte kazanma gücü kaybının olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Yapılacak iş, Yüksek Sağlık Kurulunun raporu ile Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi, iş kazasının olduğu 24.03.1989 tarihinde maluliyetin ne olduğu, sonradan artan maluliyet olup olmadığı tarihleri ile birlikte belirlenmesi suretiyle Adli Tıp Genel Kurulu’ndan alınacak rapor ile giderilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Kabule göre de; 25.05.2011 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda davacının %33 oranında meslekte kazanma gücü kaybının olduğunun bildirilmesine rağmen hükümde %39 maluliyet tespiti hatalıdır.
6100 sayılı H.M.K’nın 323.maddesinde yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu belirtilirken aynı yasanın 326/2 maddesinde de davanın kısmen kabulü durumunda yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı düzenlenmiştir.
O halde, davacı tarafından yapılan toplam 158,00 TL. yargılama giderinin tamamının davalı Kurum üzerinde bırakılması ve kısmen kabul kararı verilen davada davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmolunmaması da usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.