Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/19288 E. 2013/22516 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19288
KARAR NO : 2013/22516
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, Kurum sataşmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Mahkemece düzeltilen doğum tarihinin sigortalılık ve tahsis işlemlerinde uygulanması istemi ile yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle kesilmesine ve kesildiği tarihe kadar ödenmiş olan yaşlılık aylıklarının da borç kayıt edilmesine dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle kesilmesine ve kesilme tarihine kadar ödenmiş olan yaşlılık aylıklarının da borç olarak kaydedilmesine dair kurum işleminin iptaline, sataşmanın önlenmesine karar verilmiştir.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 120/2 maddesi, (Bağ-Kur Yasanının 66. maddesi) bazı kötü uygulamaları önlemek amacı ile özel bir düzenleme getirmiş ve belli sigorta kollarında, hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir. Gerçekten anılan Yasa’nın 120/2. maddesi (66. maddesi) çok açık olarak “malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında “sigortalıların ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri …. esas tutulur. ” hükmünü içermektedir. Hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı açıktır. Nitekim Bağ-Kur Yasasının 66. maddesi Sosyal Sigortalar Yasasının 120/2. maddesi ve Emekli Sandığı Yasasında da anılan maddeye paralel hükümler getirilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 9.10.2002 gün ve 2002/21-761 Esas; 14.04.2010 gün ve 2010/21-194 Esas 2010/219 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.
Somut olayda; mahkemece 02.01.1992 tarihli işe giriş bildirgesine göre, davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna ilk defa 02.01.1992 tarihinde tescil edilmiş olacağı, bu tarihte 1960 olan doğum tarihinin 23.09.1997 tarihli yaş tashihi kararı ile 25.12.1954 olarak düzeltilmesine karar verildiğinden. 506 sayılı yasanın 120/2 maddesi dikkate alındığında ilk tescil tarihinden sonra yapılan bu yaş tashihinin, sigorta işlemlerinde dikkate alınamayacağı ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.12..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.