YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19525
KARAR NO : 2013/24775
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminat ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenler ile temyiz edenin sıfatı ve temyiz kapsamına göre dahili davalı …’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucu sürekli iş göremezliği nedeniyle manevi tazminat ve işçilik alacakları istemine ilişkindir.
Mahkemece; 491,91 TL ihbar ve 700,87 TL kıdem tazminatı ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı işveren … Orman Ürün. San. ve Tic. A.Ş.’den tahsiline, davalı Kurum yönünden davanın husumetten reddine ve Kurumun yetkisizlik kararı veren Kahramanmaraş İş Mah. ara kararı ile davaya dahil edilmesi nedeniyle lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Somut olayda, Kahramanmaraş İş Mahkemesi’nin 2009/629 esas sayılı dosyasında davacı vekilinin Kurumca belirlenen sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiklerini beyan etmesi nedeniyle 02.10.2009 tarihli duruşmada 2 nolu ara kararı ile Kurumun davaya dahil edilmesi için davacı vekiline süre verilmesi üzerine davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davalı Kurumun haksız olarak dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve hakkında davanın husumetten red edilmesi nedeniyle lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı Kurum vekili kararı bu yönüyle açıkça temyiz etmiştir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.M.K.’nun geçiçi 3. maddesi uyarınca H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5. bendinin silinerek;
“ Davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,”, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.