YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19662
KARAR NO : 2013/22975
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, gelir basamağının tespitiyle, yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasına, eksik ödenen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Bağ-Kur sigortalılığından önceki Emekli Sandığında geçen çalışmalarının Bağ-kur sigortalılığında dikkate alınarak tescil basamağının intibak ettirilerek, daha yüksek basamaktan emekli olacağının tespiti ile eksik ödenen aylık farklarının faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının gelir basamağının 14 olarak tespiti ile, davacının 1.4.1990-31.12.1991 tarihleri arasında 12. gelir basamağı üzerinden tahsil edilen primlerin 13. gelir basamağı üzerinden tahsil edilmesi gereken prim arasındaki farkların davalı kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren davacının fark yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespitine şeklinde hüküm kurulmuşsa da, şarta bağlı hüküm kurulması hatalı olmuştur.
HMK’nın 297. maddesinde, Mahkeme kararında taraflara yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamaz.
Yapılacak iş; davacının hükümde belirtilen tarihlerde bulunduğu basamaklara göre çıkacak prim farklarının ve ferileri tespit edilerek, prim borcu var ise, gerekirse prim borçlarını ödemesi için davacıya önel vermek, anılan borcunu ödeyip ödememesi durumuna göre de açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde şarta bağlı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.