Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/19730 E. 2012/21374 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19730
KARAR NO : 2012/21374
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/08/1998-2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın usul yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacı, davalıya ait fırın işyerinde, hamurkar, pişirici ve kürekçi olarak 01.07.1992-15.08.1998 tarihleri arasında ve 2003 senesi içinde geçen çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkemece yargılama sırasında vefat eden davalı …’ın veraset ilamını verilen kesin süre içinde davacı vekilinin ibraz etmemesi üzerine 6100 sayılı HMK’nun 448 ve 94. maddeleri gereğince dava reddedilmiş ise de bu sonuç doğru değildir.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesin de düzenlenmiş olan “hizmet tespiti” davaları kamu düzenine ilişkin davalardan olup, Anayasa’nın 60. maddesinde düzenlenen Anayasal Sosyal Güvenlik hakkı gereğince vazgeçilmez ve devredilmez nitelikteki haklardandır. Bu nedenle bu tür davaların özel bir duyarlılık ve önemle yürütülmesi gerektiği tartışmasızdır.
Somut olayda, davacının hizmet tespiti istemi üzerine açılan davada, davacı vekili davalı …’ın vefat ettiğini beyan etmiş, mahkemece davacı vekiline davalının veraset ilamını ibraz ederek mirasçıları davaya dahil etmesi konusunda bir sonraki celseye kadar süre verilmiş, sürenin kesin süre olduğu ve bu süre içinde ara kararın yerine getirilmediği takdirde davanın usul yönünden reddedileceği ihtar edilmiş ve bir sonraki celsede davacı vekili mirasçılık belgesi çıkarttıklarını ancak mirasçılar mirası reddettiklerinden davaya dahil edemediklerini, mirasın reddedildiğine ilişkin dosya numarasını bildirebileceğini, mahkeme talep ederse mirasçılık belgesini sunabileceğini beyan etmiş ve mahkemece davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, re’sen araştırma ilkesine tabi hizmet tespiti davasında davalının veraset ilamının ibrazı için davacıya kesin süre verilemez. Mahkemece davalının nüfus kaydı getirtilerek mirasçıların davaya dahil edilmesi mümkün iken davacıya bu hususta kesin süre verilmesi ve bu husus yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi doğru değildir.
Mahkemece nüfus kaydı getirtilerek mirasçılar davaya dahil edilmeli, mirasçıların tümünün mirası reddettiğinin anlaşılması halinde ise 4721 sayılı TMK’nun 612 ve devamı maddeleri uyarınca işlem yapılmalıdır.
Yapılacak iş, davalı …’ın nüfus kaydı temin edilerek, tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesi, tüm mirasçıların mirası reddettiklerinin anlaşılması halinde ise 4721 sayılı TMK’nun 612. maddesi gereğince mirasın tasfiyesi yoluna gidilip gidilmediği araştırılarak, tasfiye yoluna gidilmiş ve bir tasfiye memuru atanmış ise ilgili memurun davaya dahil edilmesi, tasfiye yoluna gidilmemiş ve tasfiye memuru atanmamış ise, davalı …’ın tüm mirasçıları mirası reddettiğinden terekesinin tasfiyesi ve tasfiye memuru atanması için murisin son ikametgahındaki Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunularak, atanacak tasfiye memuru davaya dahil edildikten sonra işin esasına girmekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda anlatılan maddi ve hukuki ilkelere göre araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.