YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19805
KARAR NO : 2013/23528
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 2008/10. ile 2011/4. aylarına ait toplam 5.364.91.-TL % 5 indirim tutarlarının geri iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı temyizine gelince;
Dava, davacının 5510 sayılı Yasa’nın 81. maddesi “ı” fıkrası uyarınca 5 puanlık teşvik primi indiriminden yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı …’ın davalı Kurumun İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 225702.35 sicil sayılı dosyada işlem gören işyeri için; 2011/2.ayında indirimsiz olarak ödediği 2814,30.-TL primin %5 tutarı olan 140,72.-TL, 2011/3.ayında indirimsiz olarak ödediği 2389,50.-TL primin %5 tutarı olan 119,48.-TL, 2011/4.ayında indirimsiz olarak ödediği 2389,50.-TL primin %5 tutarı olan 119,48.-TL, toplam 379,68.-TL’nin kendisine geri verilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2009/14051 Esas, 2011/2332 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen İzmir 3. İş Mahkemesinin 06.07.2009 tarih, 2009/196 Esas, 2009/235 Karar sayılı kararı ile davalı Kurumun 2009/71 numaralı takip üzerinden davacı aleyhine düzenlediği 09.03.2009 tarihli 85128 sayılı ödeme emrinin zamanaşımı nedeniyle iptaline karar verildiği, iptaline karar verilen ödeme emrinin 1996, 1997, 1998, 1999 yıllarına ait prim ve ek prim borcuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa’nın 81. maddesi “ı” fıkrası şöyledir: “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para
cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu bent hükümleri; 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve 9844 kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır. Bu fıkrada düzenlenen teşvik, kamu idareleri hariç bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin matrah, oran ve esaslar üzerinden 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personel için de uygulanır.”
Yasa hükmüne göre bu düzenlemeden yararlanabilmek için hiçbir prim borcunun bulunmaması gerekmektedir. Eski prim borçlarının zamanaşımına uğramış olması davacının prim borcunu tamamen ortadan kaldırmayıp ancak davacıya ödemezlik def’i imkanı sağlar. Kaldı ki hiç kimse kendi kusurundan lehine sonuç çıkaramaz, aksi Medeni Kanun’un 2. maddesine aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmadan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 10/12/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.