Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20112 E. 2012/21177 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20112
KARAR NO : 2012/21177
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, 05/06/1985-31/03/1998 tarihleri arası 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, 5.6.1985-31.3.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Iğdır Şoförler Odası kaydı nedeniyle kurumun 6.3.1998 tarihli işlemi ile 5.6.1998 tarihinden itibaren esnaf bağ-kur tescilinin yapıldığı,
28.8.1989-31.08.1989 tarihleri arasında manifatura, 5.11.2003-20.11.2006 tarihleri arası telefon fatura tahsilatı ve 14.2.2006 tarihinden itibaren devam eder şekilde perde-mefruşat ortaklığı mesleği nedeniyle vergi kaydının, 11.04.1985 tarihinden itibaren Iğdır Şoförler ve Otomobilciler Odası, 3.7.1997 tarihinden itibaren esnaf sicil kaydının bulunduğu, 15.11.1981 tarihinden itibaren “E” sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, 31.3.1998 tarihine kadar olan primlerin bir kısmını 31.3.1998 tarihinde bir kısmını ise 1998 yılı 4., 5.,6.,7.,8. aylarda primleri ile birlikte ödediği, sigorta müfettişi tarafından Oda kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen raporun davacı ile ilgili kısmında “Iğdır Şoförler Odasına ait 1 nolu üye kayıt defterinin noter tasdikinin 24.3.1983 tarihinde yapıldığı, defterin 125. sırasında 439 üye no ile yapılan kaydın 26.12.1988 tarihli kayıtlardan sonra deftere yazılmasına karşın, üye kayıt tarihinin 5.6.1985 olduğu, 1986, 1988, 1990, 1993, 1996 yılı hazirun cetvellerinde isminin bulunmadığı, aidat ödemesinin bulunmadığı, kayıtların usulsüz olduğunun belirlenmesi üzerine davacının da aralarında bulunduğu sigortalıların Oda kayıtlarının geçersiz kabul edildiği ve Bağ-Kur’a giriş tarihinin 31.3.1998 olarak kabul edildiği, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/4190 sayılı soruşturması neticesi davacı hakkında takipsizlik kararı verildiği, karara itiraz edildiğine dair bilgi olmadığı bir kısım şüpheliler hakkında soruşturmanın devam ettiği, anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının Iğdır Şoförler ve Otomobilciler Odası kaydının 26.12.1988 tarihli kayıtlardan sonra deftere yazılmasına karşın, üye kayıt tarihinin 5.6.1985 olduğu, 1986, 1988, 1990, 1993, 1996 yılı hazirun cetvellerinde isminin bulunmadığı, aidat ödemesinin bulunmadığı, Kurum müfettişince kayıtların usulsüz olduğunun belirlenmesi
karşısında oda kaydına itibar edilelemeyeceği gözetilmemiş, geriye dönük tescil yapılıp yapılmadığının anlaşılması için oda yetkilileri hakkında devam eden ceza soruşturması dosyası getirtilerek incelenmemiş, dolayısıyla Mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulmuştur
Mahkemece, davacının Bağ-Kur kaydının, Kurumun 6.3.1998 tarihli işlemi ile geriye dönük olarak yapıldığı, davacının 31.3.1998 tarihinde geçmişe yönelik olarak yaptığı prim ödemesi nedeniyle sigortalılık kazanamayacağı, ancak oda kaydı geçersiz bile olsa yalnızca vergi kaydının bulunduğu dönemin Bağ-Kur’lu kabul edilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak, geriye dönük odaya kayıt yaptırıp yaptırmadığının saptanabilmesi için ceza soruşturmasındaki ifade ve tüm belgelerin getirtilmesi, davacı ile ilgili karar ve üye kayıt defterinin getirtilerek incelenmesi, bu inceleme sonunda kaydın sahte olarak düzenlendiğinin belirlenmesi durumunda sahte belgelere dayalı olarak sigortalılık süresi elde edilmesi mümkün olmadığından vergiye kayıtlı olduğu dönemler dışındaki usulsüz oda kaydı olan dönem Bağ-Kur’luluğunun iptali gerekeceğini değerlendirmek, oda kaydının geçerli olup olmadığı yönünde kesin bir sonuca varmak mümkün değilse diğer şüpheliler hakkında ki ceza yargılamasının sonucu da beklenerek tüm delillerin değerlendirilmesi ve işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.