YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20688
KARAR NO : 2013/24034
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre ve özellikle hizmet tespiti ile işçilik alacakları davasının birlikte görülmesi usul ve yasaya aykırı ise de, temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi sayılmamış olup, davalı Kurumun hizmet tespiti davasına yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20/08/2009-19/09/2009 tarihleri arası davalılar nezdinde geçen çalışmaların tespiti ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hizmet tespiti yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacının 01/09/2009-11/09/2009 tarihleri arasındaki sürede davalılardan Onurlar Elektrik Şirketinde çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, hizmet döküm cetveline göre, 07/05/2009-31/08/2009 ve 11/09/2009-30/11/2009 tarihleri arası dava dışı iki farklı işyerinden davacı adına bildirim yapıldığı, dolayısıyla bu bildirimlerin talep edilen dönemin bir kısmını kapsadığı, davalı işveren tarafından davacı adına işe giriş bildirgesi verilmediği, herhangi bir bildirim yapılmadığı, 2009/7-9. aylar arası dönem bordrolarının getirtildiği, davacı tarafından gösterilen ve aynı zamanda bordrolu olan tanıklar beyanlarında, davacı ile birlikte iki ay süreyle 2009 yılı Ağustos ve Eylül aylarında çalıştıklarını, araya Ramazan Bayramı girdiğini, bayram süresince çalışmadıklarını, işe sabah 07:30 gibi başladıklarını akşam 17:30 gibi çalışmayı bıraktıklarını belirttikleri, tanıkların davacı vekiline verilen vekaletnamede isimlerinin bulunduğu, Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 27/01/2010 tarihli raporunda, davacının davalı nezdinde çalışmasının tespit edilemediğinin belirtildiği, gerekçeli kararın Tebligat Kanununun 35. maddesine göre, … 8. cadde123/7 …/ … adresinde kayıtlı … Taahhüt inşaat Turizm Mobilya Gıda Ticaret Sanayi Limited Şirketine tebliğ edildiği, alınan bilirkişi raporunda davacının 01/09/2009-11/09/2009 tarihleri arası 11 günlük hizmeti bulunduğu kanaatinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı … Elk.Taah. San. Tic. Ltd. Şti ile gerekçeli kararın Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilen ve ticaret sicilinin … 8. cadde 123/7 …/… adresinde kayıtlı … Taahhüt inşaat Turizm Mobilya Gıda Ticaret Sanayi Limited şirketinin aynı şirket olup olmadığı veya aralarında bağlantı bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, dinlenen tanıkların davacı vekiline verilen vekaletnamede isimlerinin bulunduğu dolayısıyla davalı işverene karşı davaları bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, dava dilekçesinde davacının Ramazan Ayı nedeniyle iftar ve sahur vakti arasında çalıştığının belirtilmesine rağmen tanık beyanlarında sabah saat 07:30 gibi başlayıp akşam 17:30-18:00 gibi bırakıldığının belirtildiği halde çalışma vakti yönünden aradaki çelişkinin giderilmediği, dönem bordrolarından tanıkların resen seçilip dinlenmediği, böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş;
1-Öncelikle davalı işveren olan … Elk.Taah. San. Tic. Ltd. Şti ile gerekçeli kararın Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ yapılan ve ticaret sicilinin … 8. cadde123/7 …/… adresinde kayıtlı … Taahhüt inşaat Turizm Mobilya Gıda Ticaret Sanayi Limited şirketinin aynı şirket olup olmadığı veya aralarında bağlantı bulunup bulunmadığını tespit etmek,
2-dosyadaki dönem bordrolarından, bordro tanıklarını resen tespit edip beyanlarını almak, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenlerini veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davacıya davalı tarafından yapılan ücret ödemeleriyle ilgili belgeleri istemek, talep edilen dönem içerisinde davacı adına bildirim bildirim yapılan dava dışı şirketlerle davalı şirket arasında bağlantı bulunup bulunmadığını belirlemek, dinlenen tanıkların davalı işverene karşı açılmış davaları bulunup bulunmadığını araştırmak, davacının çalışma saatleriyle ilgili dava dilekçesi ve tanık beyanları arasında oluşan çelişkiyi de incelemek ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak araştırma genişletilip tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.