Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20709 E. 2012/20548 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20709
KARAR NO : 2012/20548
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 22.basamak üzerinden emekli maaşı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının … sigortalısı iken 4956 sayılı Kanun ile eklenen geçici 2. madde gereğince 14. basamakta iken satın aldığı 20. basamağa yükseltilmesi ve 22.basamakta iken yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle alması gereken yaşlılık aylığı miktarının tesbitine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki delillerden, davacının … sigortalısı iken 1479 sayılı Kanun’a 4956 sayılı Kanun ile getirilen geçici 2. madde hükmü çerçevesinde 14. basamaktan 20. basamağa yükseltme talebinde bulunduğu, bu talebinin davalı Kurumca kabul edildiği, davacının idarenin talep ettiği parayı eksiksiz ödediği, ancak idarece bağlanan yaşlılık aylığının az olduğunu iddia ederek Kuruma itiraz ettiği, fakat bu itirazının reddedildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yasal dayanağı 4447 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 11. maddesidir. 1479 sayılı Kanun’un geçici 11. maddesinde; 1.1.2000 tarihinden önce sigortalı olup da 1.1.2000 tarihinden sonra sigortalılığı devam eden sigortalılara bağlanacak yaşlılık aylığının koşulları düzenlenmiştir. Adı geçen geçici 11. maddede “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değer üzerinden, bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,
b) Sigortalının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu kanunun 36. maddesinin 2. fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarın toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık, bu kanunun 36. maddesinin 3. fıkrasına göre artırılır. 2. fıkraya göre bağlanacak aylık, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları endeksindeki değişim oranı kadar artırılmış tutarından az olamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacıya bağlanacak yaşlılık aylığı da geçici 11.maddede belirtilen (a) ve (b) aylığından oluşmaktadır. Ancak mahkemece davalı Kurumun yaptığı işlemlerin yasaya uygun bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup bu karar yetersiz araştırma ve inceleme ile verilmiştir. Zira Dairemizin 2010/12850E, 2012/3316K sayılı 08.03.2012 tarihli ilamı ile davalı Kurum Genel Müdürlüğünden, davacının satın alarak bulunduğu en son basamaktan geriye doğru intibakı ile 31.12.1999 tarihinde bulunması gereken olası basamak dikkate alınarak tahsis tarihi itibari ile bağlanabilecek (a) ve (b) aylıklarını gösterecek şekilde toplam aylığının hesaplanması, ayrıca dava tarihi olan 12.03.2010 tarihine kadar Kurumca ödenen aylıklar ile basamak intibakı ile hesaplanacak aylıklar arasındaki farkları ayrıntılı olarak belirlemesi istenerek alınacak Kurum cevabından sonra gönderilmek üzere dosya mahalli mahkemesine geri çevrilmiştir.
Davalı Kurum 25.09.2012 tarihli cevabi yazısında, davacıya 05.09.2012 tarihinde basamak intibakının yapıldığı ve işlem neticesinde davacının yaşlılık aylığı tutarının 2012 Eylül ayı itibari ile 1.469,59 TL maaş tutarı, 58,78 TL ek ödeme tutarı olmak üzere toplam yaşlılık aylığı tutarının 1.528,37 TL ye yükseltildiğini ve bu tarihe kadar ki maaş farkları olan 2.227,30 TL nin davacının maaş hesabına gönderildiğini belirtmiş ve davacıya yaşlılık aylığının bağlandığı 25.09.2008 tarihinden 25.08.2012 tarihine kadar davacıya ödenen aylıklar ile basamak intibakı ile 31.12.1999 tarihinde davacının 17.basamakta bulunduğunun kabul edilmesi halinde ödenmesi gereken aylık miktarını liste halinde göndermiştir.
Yapılacak iş, davalı Kurum 25.09.2012 tarihli yazısında basamak intibakı yaptığını bildirdiğinden, davalı Kurumdan yapılan intibak işleminin ve davacıya yapılan ödemelerin denetime elverişli, hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık ve anlaşılır olarak gönderilmesini isteyerek aynı zamanda konusunda uzman bir bilirkişiden yukarıda yapılan açıklamaların ışığı altında 1479 sayılı Kanun’a 4447 sayılı Yasa’yla getirilen geçici 11. maddesi ilkeleri doğrultusunda davacının 31.12.1999 tarihinde basamak intibakı ile 17.basamakta bulunduğu da kabul edilerek 1.1.2000 öncesi ve sonrasına ilişkin (a) ve (b) aylıklarının denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak hesaplattırılması ve oluşacak yeni hukuki duruma göre davanın konusuz kalması ihtimali de göz önüne alınarak bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetersiz inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.