YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20712
KARAR NO : 2012/21382
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/04/1995-07/05/1999 ve 05/01/2002-08/07/2007 tarihleri arasında çalıştığının karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.04.1995-08.07.2007 tarihleri arasında davalı apartmanda geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.04.1995-08.07.2007 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen toplam 3461 gün olan çalışmasının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı tarafça işe giriş bildirgesinin verilmediği, hizmet cetvelinden … sicil numaralı işyerinden kısmi bildirimin yapıldığı, bu işyerine ilişkin bir kısım dönem bordrolarının geldiği, dinlenen tanıklardan sadece birinin komşu apartman kapıcısı olduğu, davalı apartman gelir gider defteri ile yönetim kurulu karar defterinin bulunmadığı ve buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının çalışmasının bildirildiği … sicil numaralı işyerinin kanun kapsamına alınış tarihini, işverenin açık kimlik ve adres bilgilerini davacının hizmetinin bildirildiği dönem belirtilerek davalı Kurumdan sormak, bu işyerine ilişkin dava konusu dönemi kapsayan tüm dönem bordroları ile ücret bordrolarını getirtmek, davalı apartman yönetimine ait karar defterlerinin ve varsa davalı apartman yönetimi tarafından diğer davalı Kuruma verilen dönem bordrolarının celp edilerek, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde, varsa dönem bordrosunda ismi geçen kişileri, yoksa komşu apartman kapıcıları ve dava konusu apartmana yakın bakkal ve apartman yöneticileri ile davalı apartmanda dava konusu dönemde ikamet edenleri tanık olarak dinleyerek, davacının davalıya ait işyerinde çalışıp çalışmadığını, çalışmış ise tüm mesaisini davalı apartmana hasredip etmediğini, davacının davalı apartmanın kapıcı dairesinde oturup oturmadığını, keza, davacının davalı apartman dışında başka bir apartmana hizmet verip vermediğini, davalı apartmanın büyüklüğü, daire sayısı, bahçesi olup olmadığı, varsa büyüklüğünü, ısınma sistemini araştırıp, gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak çalışmanın part-time olup olmadığını davacının çalışmasının niteliğini hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta saptayarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden Kudret Apartman Yönetimine iadesine
27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.