Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/21425 E. 2013/7758 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21425
KARAR NO : 2013/7758
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan … Alüminyum İnş.Taah.Teks. Ve Gıda.İth.İhr. San.Ve Tic.Ltd.Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dava, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … Ltd ŞTi yönünden davanın reddine, 2.888,11 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Alüminyum Ltd Şti’ den alınmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının geçirdiği zararlandırıcı olayın kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, SGK Maluliyet Daire Başkanlığınca sigortalının yaralanması neticesinde % 22 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiği, tarafların kusur oranına ilişkin olarak, 26.01.2009 tarihli iş güvenliği uzmanı makine yüksek mühendisine hazırlatılan bilirkişi raporuna göre; davacının % 50, davalı … Ltd. Şti nın ise % 50 kusurlu olduğu, davalı … Ltd Şti nin kusurunun bulunmadığının belirtildiği mahkemece bu kusur raporuyla yetinilerek işbu dosyada ayrıca kusur raporu alınmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda; davalı …’ nin olayda asıl işveren olup olmadığı bu nedenle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı yönünde konusunda uzman 3 kişilik iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınması davalı …’ nin kusur durumunun belirlenmesi ve kusur durumlarına göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir
2-Kabüle göre ise;
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 40.000,00 TL manevi tazminatın fazla takdiri hatalı olmuştur.
O halde, davacının ve davalı …’ nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair yönlerinin incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.