Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/21535 E. 2013/24402 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21535
KARAR NO : 2013/24402
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/04/2010 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’dan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 22/07/2006-25/03/2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin geçerli sayılmasına ve aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Esnaf Bağ-Kur ve SSK’lı çalışmalarının çakışması nedeniyle bazı SSK’lı çalışmalarının iptal edilmesi nedeniyle 22.7.2006ile 25.3.2010 tarihleri arsında SSK’lı sigortalılığının,9.1.1995ile 31.12.2004 ve 15.4.2005 ile 30.6.2006 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine ve 30.3.2010 tarihinden itibaren emekliliğine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davacının Esnaf Bağ-Kur hizmetleri ile çakışan SSK hizmetlerinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
5510 sayılı Yasa’dan önceki dönemde Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerine göre önceden gelen sigortalılığa geçerlilik tanınır.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 53/1 maddesinde “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı” bildirilmiştir. 3.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33 maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1 maddesinde ise “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı” belirtilmiş ve aynı yasanın Geçici 33 maddesinde ise “Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz ”hükmü getirilmiş olmasına göre çakışan sigortalılıklarda daha önceden başlayan sigortalılığa değer verilmelidir.
5510 sayılı Yasanın 9/1-b maddesinde sigortalılığın sona erme halleri ” 4.maddenin 1.fıkrasının(3)numaralı alt bendi kapsamına girenlerden, şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma itirakı ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin sona erdiği tarihten, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kurul üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine kara verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklarının ise tasfiye kurul kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten” ve “(3)numaralı alt bendt kapsamında iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketlerin ortaklarından 4.maddenin birinci fıkrasının (a)bendi kapsamında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihten bir gün öncesinden” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının … İnş.Tic.San.Ltd.Şti ortaklığı nedeniyle 9.1.1995 tarihi itibariyle Bağ-Kur’a tescilinin yapıldığı, kurumun davacının şirket ortaklığının devam etmesi nedeniyle davacının sigortalılığını devam ettirdiği, davacının 506 sayılı yasa kapsamında ilk çalışmasının 1.2.1981 tarihinde olduğu, 22.7.2006-25.3.2010 tarihleri arasında aralıksız SSK kapsamında hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının şirket ortaklığından dolayı vergi kaydının 9.1.1995 ile 31.12.2004 tarihleri arasında bulunması nedeniyle kurum işleminin iptali ile davacıyı 9.1.1995-31.12.2004 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur’lu kabul edilmesi hatalı olup, sigortalılığının sona erme koşullarının oluşup oluşmadığı yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının sigortalılık durumun vergi kaydına göre değerlendirmeyerek, ortağı olduğu şirkete ait kayıtları ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünden getirtmek, davacının sözkonusu şirketteki ortaklığının devam edip etmediğini araştırmak, gerek 1479 sayılı Yasa’nın 4956 sayılı Yasa ile değişik 25/c-e maddelerine ve gerekse 5510 sayılı Yasanın 9.maddesi kapsamında ilgili koşulların davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmek ve çıkacak sonuca göre davacının talepleri ile ilgili bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.