YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22497
KARAR NO : 2012/24818
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu vek.Av….
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 11/02/2002-13/10/2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 11.02.2002-13.10.2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının ücret bordrolarında imzası bulunmasına rağmen 2002 yılında 2 gün, 2004 yılında 24 gün, 2005 yılında 1 gün, 2007 yılında 21 gün, 2008 yılında 107 gün olmak üzere toplam 155 gün süre ile 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak sürekli ve kesintisiz hizmet aktine istinaden asgari ücret ile çalıştığının tespitine, avacının fazlaya ilişkin hizmet tespiti isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının, 2002 yılında 316 gün, 2003 yılında 360 gün, 2004 yılında 309 gün, 2005 yılında 349 gün, 2006 yılında 360 gün, 2007 yılında 329 gün, 2008 yılında 141 olmak üzere toplam 2164 gün 6 yıl 4 gün hizmet süresinin bulunduğu ve bu çalışmalarının işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kurum’a kısmi olarak bildirildiği ve bildirime uygun olarak da primlerinin ödendiği görülmektedir.. Ayrıca, işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Dosya içerisinde mevcut, yazılı belge niteliğindeki imzalı ücret bordrolarında davacının mahkemece tespitine karar verilen dönemlerde kısmi çalışmaları yer almış ve Kurum’a da aynı şekilde bildirim yapılmıştır. Ayrıca, yargılama sırasında davacı yanca ücret bordrolarındaki imzalara itiraz da edilmemiştir. Davacının imzasını içeren yazılı belgenin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Bu nedenle imzalı ücret bordrolarına geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak da istemin reddine karar vermek gerekirken, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Ltd.Şti.’ye iadesine, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.