Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/22557 E. 2013/24322 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22557
KARAR NO : 2013/24322
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/07/2004-12/12/2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, 1.7.2004-12.12.2005 tarihleri arasında davalı … bünyesinde yer alan Şehir Tiyatrosu Müdürlüğünde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 15.8.2004-12.12.2005 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını ve bu tarihler arasında eksik bildirilen prim gün sayısının 380 gün olduğunun tespitine hükmedilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, nizalı dönemde davacının tiyatro oyuncusu olarak görev yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının çalışmasının sürekli olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Dosya içeriğinden davacının nizalı dönemde “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” ve ” Hoşu’nun Utancı ” isimli tiyatro oyununlarında oynadığı, dinlenen tanık beyanlarından, tiyatro sezonunun Ağustos ayında başladığı ve bir sonraki yılın Haziran ayı sonuna kadar devam ettiği ve davacının nizalı dönemdeki çalışmalarının tiyatro sezonu itibari ile sürekli olduğunun anlaşıldığı ancak; Tiyatro Yönetim Kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda davacının ay içerisinde 15 veya 18 günlük ücretler üzerinden çalıştırılmasına karar verildiği ve ödeme yapıldığı görülmüştür.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim davacıya ait kimi çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır. Bunun dışında davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır.
Yapılacak iş; davalı işyeri kamu kuruluşu olduğundan, davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığını davalı kamu kuruluşunun kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, imzalı ücret bordrolarını, işçiyle imzalanan hizmet akdini, işe başlatılmasına ilişkin makam olurunu, işyeri şahsi sicil dosyasını getirtmek, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini, ücretin nasıl ödendiğini araştırmak, ancak davalının ücret ödemesine ilişkin belgelerin bulunmaması ile ilgili haklı nedeninin olması halinde iddianın tanık sözleri ile ortaya konulabileceğinden, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini dinlemek ve davacının oynadığı oyunların ayın kaç günü gösterimde olduğu ve gösterinin olmadığı tarihlerde davacının çalışmasını ne şekilde devam ettirdiği hususları ile sahnelecek oyunun provalarının ne zaman başladığı ve oyun sahnelenmeye başladıktan sonra da oyuncuların prova yapıp yapmadığı hususları araştırılarak, çalışmanın sürekli olup olmadığı hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de, kabul edilen sürelerin hangi dönemleri içerdiği ve gün sayısı olarak kaç güne karşılık geldiği yazılmayarak, infazda belirsizliğe yol açacak şekilde toplam kabul edilen gün sayısının ayrıca yazılması ve denetime elverişli hüküm oluşturulmaması da doğru değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan … Büyükşehir Belediyesi’ne iadesine 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.