Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/22758 E. 2013/4210 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22758
KARAR NO : 2013/4210
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle 20/09/2007 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine, bağlanacak aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının murisinin davalı belediyeye ait işyerinde 26.05.1987 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun, iş kazası sonucu ölümü nedeniyle iş kazası geliri ve ölüm aylığı bağlanması gerekirken sadece ölüm aylığı bağlanmasının hukuka aykırı olduğunun tespiti ve belirlenecek aylığının davalı Kuruma başvuru tarihi olan 20.09.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … yönünden açılan davanın reddine,davalı SGK yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile,davacıya 01.03.2008 tarihinden itibaren iş kazası nedeniyle ölüm aylığı ile birlikte iş kazası geliri bağlanmasına, davacıya bu tarihten sonra bağlanacak gelirin faizleri ile birlikte kurumdan tahsiline,davalı kurum tarafından 15.10.2008 tarihinden itibaren davacıya iş kazası nedeniyle gelir bağlandığı anlaşıldığından bu tarih itibariyle dava konusuz kaldığından 15.10.2008 tarihinden sonraki talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20 nci maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine ilişkin davanın asıl amacı, 506 ve 5510 sayılı Yasa gereğince hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasının teminine yöneliktir. Diğer yandan bir sosyal sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmaması işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Zira işveren kusurlu ve de olayda iş kazası ise, kurum bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebilecektir.
Dava konusu olan hukuki ilişki birden fazla kişi arasında ortak olup da, bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığı maddi bakımdan zorunludur. Burada dava arkadaşları arasındaki hukuki ilişki son derece sıkı olup Mahkeme, mecburi dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve bir tek karar verir.
İş kazasının tespiti istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır.
Somut olayda davacı, dava dilekçesinde murisinin davalı belediyeye ait işyerinde 26.05.1987 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitini de istediğinden ve işveren olarak Belediye Başkanlığını da taraf gösterdiğinden davalı … yönünden olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 07/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.