Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/23247 E. 2013/15967 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23247
KARAR NO : 2013/15967
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 24.290,14 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi, davalı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/09/2013 Pazartesi günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü, davalı vekili Avukat … geldi.Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle bakiye maddi tazminat alacağının tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 24.290,14 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.02.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; taraflar arasında sonuçlanan Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/1046 esas 2010/3 karar sayılı dosyasında 18.941,07 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, alınan kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davalı işverenin % 80, davacı işçinin % 20 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği, 20.08.2004 tarihli hesap raporunda Ticaret Odası tarafından bildirilen emsal ücrete göre yapılan hesaplamada davacının 18.941,067 TL maddi zararının bulunduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından sunulan 27.09.2004 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak maddi tazminat miktarının 18.941,067 TL olarak artırıldığı, bu aşamadan sonra yetkisizlik kararları nedeniyle mercii tayini yoluna gidilmesi sonucu dosyanın Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderildiği, mahkemece Ticaret Odasından 2005-2006 yıllarına ait emsal ücretler sorularak yeniden hesap raporu alındığı, 11.01.2010 tarihli hesap raporunda Ticaret Odası verilerine göre yapılan hesaplamada davacının 43.231,20 TL karşılanmamış zararının bulunduğunun belirtildiği, mahkemece maddi tazminat yönünden 11.01.2010 tarihli hesap raporuna itibar edilse de davacının talebi doğrultusunda 18.941,07 TL maddi tazminata hükmedildiği, iş bu kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2010/3558 esas 2011/5778 karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin temyiz talebinin süresinde olmaması nedeniyle süreden reddine, davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden hükmedilen manevi tazminatın az olması nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Somut olayda; taraflar arasında kesinleşen Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/1046 esas 2010/3 karar sayılı dosyasındaki maddi tazminat davasında 20.08.2004 tarihli hesap raporuna davacı tarafça itiraz edilmeyerek 27.09.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat isteminin ıslah edilmesi davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Davalının kararı süresinde temyiz etmemesi usuli kazanılmış hakkını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.