YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23302
KARAR NO : 2013/24955
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından re’sen oluşturulan Bağ-Kur kaydının iptaliyle, yersiz ödene primlerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı Kurum tarafından 1.9.2003 ile 31.10.2006 tarihleri arasında Bağ Kur ve SSK’lı hizmetlerinin çakışması nedeniyle çakışan dönemde hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılığa geçerlilik tanınarak, kendisinden yersiz tahsil edilen 18.035,13 TL’nin yasal hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL ‘sinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 17.522,80 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tansiline karar verilmiştir.
Davacının, 506 sayılı Kanun kapsamında, 1.8.1986 ile 30.10.2006 tarihleri arasında 5928 gün sigortalılığının bulunduğu; kağıt ticaretinden dolayı 1.7.1983 ile 19.2.1985 tarihleri arasında ilk Bağ Kur tescilinin yapıldığı, Yine, Kurum’un tahsis talep sonrası işlemi ile, … Matbaası ve Tic. Adi Komandit Şirket’inin 21.6.2002 tarihinden itibaren komanditer ortağı olduğu döneme de Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı verilerek, 1479 sayılı Kanun kapsamında 1.9.2003 ile 31.10.2006 tarihleri arasında zorunlu sigortalı sayılıp, eksik prim çıkarıldığı görülmüştür. Davacı eksik prim borcu ve cari ay prim borcu olan 18.035.13 TL’yi 7.2.2007 tarihinde ödemiştir. Davacının 31.10.2006 tarihli tahsis talebine istinaden 1.11.2006 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Mahkemece, davacının komanditer ortak olduğu ve vergi kaydının menkul sermaye iradından kaynaklandığı belirtilen bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının … Matbaası ve … ve Ortakları Adi Komandit Şirketi’nin komanditer ortağı olması nedeniyle 506 sayılı yasa kapsamındaki çalışmaları ile çakışan 1.9.2003-31.10.2006 tarihleri arasında hangi Kanun kapsamında sigortalı olacağına ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Kanunun 24. maddesinde, “Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; ile diğer bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile gelir vergisinden muaf olanlardan Esnaf ve Sanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar,
b) Kollektif şirketlerin ortakları,
c) Adi Komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları,
d) Limited şirketlerin ortakları,
e) Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları,
f) Donatma iştirakleri ortakları,
g) Anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları,
Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtildiği gibi, adi komandit şirketlerin ortakları arasında ayrım yapılmaksızın, Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olacağı belirtilmiş olup; burada, davacının, ortağı olduğu adi komandit şirketteki çalışmasının niteliği, sigortalılığın belirlenmesi için önem taşımaktadır.
Mahkemece, davacının, adi komandit şirkete komanditer ortak olması nedeniyle aynı dönemde 506 sayılı yasa kapsamında sigortalı olamayacağının göz önünde bulundurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.