YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23681
KARAR NO : 2012/24752
KARAR TARİHİ : 26.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı 01/04/1980 tarihinin Türkiye içinde sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum sataşmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 20.05.1939 doğumlu davacının …’da rant sigortasına giriş tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının …’da çalışmaya başladığı 1.4.1980 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un 38.maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya 5510 sayılı Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
3201 sayılı Kanun’un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinin son fıkrasında “Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” hükmü bulunmakta ise de 02.11.1984 tarihinde imzalanan ve 05.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanunla onaylanıp 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasa’nın 90.maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş uluslararası sözleşme olarak 3201 sayılı Kanunun 5.maddesinden önce uygulanma önceliğine sahip bulunan 30 Nisan 1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi hükmü uyarınca yurtdışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Yurtdışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi anlamında yurtdışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Öte yandan 4958 sayılı Kanun’un 56.maddesi ile değişik 3201 sayılı Kanun’un 3.maddesine göre (yürürlük tarihi 06.08.2003) yurtdışında geçen sürelerin borçlanmasında başvurulacak kuruluşlar şu şekilde belirlenmiştir;
1) Halen yurt dışında bulunanlar;
a) Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması olmayanlar Sosyal Sigortalar Kurumuna,
b) Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de son defa prim, kesenek ve karşılık ödenen sosyal güvenlik kuruluşuna,
c) Ev kadınları …’a, yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler.
2) Türkiye’ye döndükten sonra yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler;
a) Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar, Sosyal Sigortalar Kurumuna,
b) Müracaat tarihinde çalışmakta olanlar tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna,
c) Başvuru tarihinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmamakla birlikte yurda dönüş tarihinden sonraki çalışmalarından dolayı son defa tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna,
d) Hizmetlerinden bir kısmı yurt dışında iken borçlananlardan kalan hizmetlerini yurda dönüş yaptıktan sonra borçlanmak isteyenler ilk borçlanmayı yapan sosyal güvenlik kuruluşuna,
e) Ev kadınları …’a, yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler.
3) Hak sahiplerinin borçlanması, yurt dışında çalışmakta iken veya yurda dönüş yaptıktan sonra ölenlerin hak sahipleri ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
3201 sayılı Kanun’un 3.maddesi 5754 sayılı Kanun’un 79.maddesi ile değiştirilmiş olup değişiklik 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun’un 3.maddesine göre “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar. Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılır.”
Somut olayda, davacının 21.12.1955-31.3.1981 tarihleri arasında “…/Analık Koruması” ve “Çocuk Yetiştirme” nedeniyle sigorta kapsamına alındığı, yurtdışındaki eylemli çalışmasının 01.09.1990 tarihinde başladığı, ülkemizde ise 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 16.8.2011 tarihinde başladığı, yurtdışında geçen süreleri borçlanmak için 22.8.2011 tarihinde talepte bulunduğu, davacının 1.9.1990-31.5.2004 tarihleri arasında geçen çalışmasından 3605 günlük kısmını borçlandığı ve süresinde ödediği, yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin yurtdışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin ve davacının 21.12.1955-31.3.1981 tarihleri arasında …’da ev hanımı olarak geçen süreyi de SSK’ya borçlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 1.9.1990 olarak tespitine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.