YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23758
KARAR NO : 2012/25016
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, SSK’lı hizmetler hariç, 01/11/1988 – 05/11/1998 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, davacının 01/11/1988-05/11/1998 tarihleri arası SSK’na tabi olarak zorunlu sigortalı olduğu hizmetleri dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 01/11/1988-05/11/1998 tarihleri arası SSK’na tabi olarak zorunlu sigortalı olduğu hizmetleri dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01/01/1987 tarihinde Kuruma Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, başlangıç tarihi SSK’lı çalışmaya istinaden 29/01/1987 tarihine çekildiği, 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaya başlaması nedeniyle 30/04/1988 tarihi itibariyle terkin edildiği, 15/04/2008 tarihinde ziraat odası kaydının başladığı, kolluk ve muhtar tutanağında tarımla uğraştığının belirtildiği, adına kayıtlı ve 2011 edinme tarihli 54 dekar fındık bahçesi bulunduğu, 06/11/1998 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi esnaf … sigortalılığının başladığı, SSK hizmet döküm cetvelinde … adına gözüken 1988/2-3, 1989/2-3 ve 1990/1. dönemlere ait toplam 540 günlük çalışma olduğu, bu çalışmalardan 1989/2-3 ve 1990/1 arası dönemdeki 360 günlük çalışmanın uzun süreli olduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı
Yasa’lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması, talep veya aynı Yasa’nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı yasanın 6/b maddesi hükmüne göre, “diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer.
Somut olayda ise, davacıya ait SSK hizmet döküm cetvelinde … adına gözüken, 1989/2-3 ve 1990/1 arası dönemdeki 360 günlük çalışma uzun sürelidir. Ancak bu çalışmanın davacıya ait olup olmadığı belli olmamaktadır.
Mahkemece yapılacak …, davacıya ait SSK hizmet döküm cetvelinde … adına gözüken 1989/2-3 ve 1990/1. dönemlere ait çalışmalarla ilgili olarak, işyeri kayıtları, işe giriş bildirgeleri, dönem bordroları,prim belgeleri, işyeri sicil dosyaları getirtilerek bu çalışmaların davacıya ait olup olmadığı tespit olunmalı, eğer çalışma davacıya ait ise, 1989/2-3 ve 1990/1 dönemlerdeki 360 günlük çalışma uzun süreli olup, tarım … sigortalılığı kesilmiştir. Sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için talep, prim ödeme ve prim kesintisi gerekir. Dosyada davacıya ait talep, prim ödeme ve prim kesintisi bulunmadığından 1989/2. dönemden itibaren talebin reddine karar verilmeli, eğer çalışma davacıya ait değilse şimdiki gibi karar verilmelidir.
Mahkemenin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. (Yargıtay HGK’ nun 14/02/2007 tarih,2007/21-73 Esas ve 2007/71 sayılı kararıda aynı yöndedir)
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.