YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24085
KARAR NO : 2013/24667
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davalı Kurum’un 15/06/2012 tarih ve 2005/012039 Takip no lu ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ; … SANAYİ ve TİCARET ANONİM ŞİRKETİ’ne ait 23 Temmuz 2003 tarihli 5845 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ilan ile 09/07/2003 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla davacının Danışman olarak 1.derece imza yetkisine sahip olduğu açıktır. Şirketin 2003/6-2005/2. aylar arası prim ve gecikme zammı toplamı 599.650,99 TL borçla ilgili 15/06/2012 tarih ve 2005/012039 Takip no lu ödeme emrinin 06.07.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın 7 gün içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasanın 80/13. maddesi hükmüne göre tüzel kişiliği haiz bir özel kuruluşta görev yapan bir kişinin – primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için, primlerin tahakkuk ve ödemesinde yetkili üst düzey yöneticisi olması zorunludur. Öte yandan, Türk Ticaret Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca bir anonim şirketin temsil ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak yetkili yönetim kurulunca yerine getirilmektedir. Her iki hüküm birlikte değerlendirilmesi durumunda, anonim şirket yönünden primlerin ödenmesinde sorumlu üst düzey yöneticiden söz edebilmek için bu kimsenin yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin, idari ve mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan karar organında yer almayan kişilerin işverenle müşterek sorumluluğu düşünülemez. Şirkette görevli bir kimsenin belli konularda imza sahibi olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.
Somut olayda, davacının ödeme emrine konu prim borcunun ait olduğu dönemde birinci derece imza yetkisine sahip olması nedeniyle üst düzey yönetici olarak sorumlu olması gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.