Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/294 E. 2012/61 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/294
KARAR NO : 2012/61
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yasal şartların oluştuğu tarihler arasında … … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanun’un getirmiş olduğu ödeme kolaylığından faydalandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, teslim edilen ürün bedellerinden yapılan prim kesintileri nedeniyle davacının 2926 sayılı Yasa kapsamındaki … … sigortalılığın tespiti ve karar verilecek döneme ilişkin prim borçları bakımından 6111 sayılı Kanundan faydalandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.6.1994 – 20.4.2011 tarihleri arasında 2926 ve 5510 sayılı yasalar kapsamında … … sigortalısı olduğunun tespitine ve tespitine karar verilen döneme ilişkin 2010 yılı Kasım ayı ve öncesine ait prim borçları yönünden 6111 sayılı yasanın 12 ve devamı maddelerinin getirdiği ödeme kolaylığından faydalanması gerektiğine karar verilmiştir.
Dava, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4/1-b bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olmakla beraber, geçiş hükümlerini içeren aynı kanunun geçici 7. maddesi gereğince mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, söz konusu mevzuat hükümleri gereği inceleme yapılmıştır.
Dosyanın tetkikinden, davacının teslim ettiği ürün bedellerinden ilk kez Mayıs 1994 tarihinde sonra da 1995, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında kesinti yapıldığı, 2003 ve devamı yıllarda kesintinin olmadığı, 1.5.1994 tarihinden itibaren devam eden … Odası kaydı bulunduğu, 1999 yılında intikal sonucu edinilmiş 750,00 metrekare çalılık niteliğinde arazisinin olduğu, muhtarlık tutanağından ve davacı tanığı olarak dinlenen şahısların beyanlarından davacının tarımsal faaliyette bulunduğunun belirtildiği, davacının tarımsal kredi kullanmadığı, tapu kaydına göre tarımsal faaliyete elverişli araziye rastlanılamadığı, İlçe … Müdürlüğü yazısından 1994 – 20.4.2011 tarihleri arasında tarımsal faaliyetinin olmadığı, kooperatif kaydı bulunmadığı, kolluk araştırmasının yapılmadığı anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre … … sigortalısı sayılması koşulu 3. maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır. Bu bakımdan davacının dava edilen süreler itibariyle tarımsal faaliyetinin süregeldiği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, özellikle de … … sigortalılığına karine sayılan ve Kanunun 10. maddesinde öngörülen kayıtlardan … Odası kaydı, … kredi kooperatifi ile … Bankası kayıtları gibi kayıtların başlangıçları, bitmişse bitiş tarihleri dikkate alınmalı, ancak kayıtların tek başlarına tarımsal faaliyetin sürekli olduğunu kabule yeterli olmadığı gözetilmelidir.
Mahkemece, 1.6.1994 – 31.12.2002 tarihleri arasında davacının kesintiye dayalı olarak tarımsal faaliyetinin bulunduğuna ilişkin kabulü yerinde ise de; 2003 ve sonrası dönem için özellikle tarımsal faaliyete ilişkin olarak karara dayanak yapılan kanıtlar hüküm vermeye elverişli olmadığından, 2926 sayılı Kanunun 3. maddesinin (b) bendi, 6 ve 10. maddeleri çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak; davacının sahibi olduğu veya tarımsal amaçlı kullandığı taşınmazlar hakkındaki bilgi ve belgeler ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilmeli, tarımsal faaliyet yönünden yeterli miktarda taşınmazı kullanıp kullanmadığı, nerede oturduğu, faaliyetini kendi mülkünde mi, miras yolu ile elde ettiği mülkte mi, yoksa ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde mi sürdürdüğü, faaliyetine ara verip vermediği, kuraklık ve doğal afet gibi olaylara maruz kalıp kalmadığı, hangi tür ürünler ektiği, yılda elde ettiği ürün miktarı ile bunu nasıl değerlendirdiği yöntemince belirlenmeli, bu konularda Cumhuriyet Başsavcılığı araştırması yapılıp dönemin muhtar ve azalarının bilgi ve görgüsüne başvurulmalı böylelikle tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülüp sürdürülmediği olgusu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuştuktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ürün bedellerinden tevkifat yapılmayan yıllar yönünden eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 16/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.