Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/2942 E. 2013/9302 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2942
KARAR NO : 2013/9302
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/11/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalın diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava ,davacının 1965-1980 yılları arasında 506 sayılı Yasaya tabi yurtiçi çalışmaları dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacıya 1.11.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; … oğlu 06.01.1953 … doğumlu …’nın 01.12.1965 tarihinde … Kolektif Şirketine ait işyerinde işe girdiğini gösterir 1.12.1965 tarihli giriş bildirgesinin bulunduğu, Aile Nüfus Kayıt tablosuna göre … oğlu 01.05.1953 doğumlu …’nın … ili … … Cilt:2 Hane 21/2 ‘de nüfusa kayıtlı olduğu, sözkonusu kayıt ile ilgili … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.3.1969 tarih 1969/56 E 1969/48 K sayılı kararı ile … 1953 olan doğum tarihinin 15.04.1950 olarak düzeltildiği görülmektedir.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 120/2 maddesi, (Bağ-Kur Yasanının 66. maddesi) bazı kötü uygulamaları önlemek amacı ile özel bir düzenleme getirmiş ve belli sigorta kollarında, hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir. Gerçekten anılan Yasa’nın 120/2. maddesi (66. maddesi) çok açık olarak “malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında “sigortalıların ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri …. esas tutulur. ” hükmünü içermektedir. Hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında
nazara alınamayacağı açıktır. Nitekim Bağ-Kur Yasasının 66. maddesi Sosyal Sigortalar Yasasının 120/2. maddesi ve Emekli Sandığı Yasasında da anılan maddeye paralel hükümler getirilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 9.10.2002 gün ve 2002/21-761 Esas; 14.04.2010 gün ve 2010/21-194 Esas 2010/219 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.Bu özel düzenleme dışında ki kesinleşmiş bir yargı kararının uygulamalarda geçerliliğini koruyacağı tartışmasızdır.
Somut olayda; mahkemece 01.12.1965 tarihli giriş bildirgesine göre, davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna ilk defa 01.12.1965 tarihinde tescil edilmiş olacağı, bu tarihte 1953 olan doğum tarihinin 11.3.1969 tarihli yaş tashihi kararı ile 15.4.1953 olarak düzeltilmesine karar verildiğinden. 506 sayılı yasanın 120/2 maddesi dikkate alındığında ilk tescil tarihinden sonra yapılan bu yaş tashihinin, sigorta işlemlerinde dikkate alınamayacağı ortadadır.
Yapılacak iş; 506 sayılı Yasanın 120/2 maddesi dikkate alınarak davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna ilk defa tescil edildiği tarihteki doğum tarihi 1953 kabul edilerek, sonradan yapılan yaş tashihi kararı dikkate alınmadan yaşlılık aylığı koşullarını değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.