Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/3375 E. 2012/24031 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3375
KARAR NO : 2012/24031
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 21.02.2008 tarihinde meydana gelen trafik … kazası sonucu yardıma muhtaç % 100 oranında sürekli … göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan … Güvenlik Hizmetleri A.Ş. unvanlı işyerinde güvenlik elemanı olarak çalışan davacının 21.2.2008 tarihinde işe gitmek için bindiği servis aracının sürücüsü diğer davalı … …’nın aracı buzlu yolda kullanırken direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yapması ve davacının bu olay neticesi %100 oranında malul kalması şeklinde neticelendiği, hadisede tartışmasız bir şekilde davalı … …’nım %100 nispetinde kusurlu olduğu işverenlerden … Güvenlik Hizmetleri AŞ’nin kusursuz olduğu, davacının da kusursuz olduğu, sigorta şirketinin de dolayısıyla kusurunun olmadığı hususlarının sabit olduğu olayın … kazası olduğu hususu tartışmasız ise de … hakkında kusura konu olarak illiyet rabıtasının mevcut olmadığı … ile davacı arasında işçi işveren sıfatının olmadığı, aralarında hizmet akdinin mevcut olmadığı … Güvenlik şirketi AŞ ile … arasında alt üst işverenlik ilişkisinin mevcut olmadığı asıl işin bir bölümünde yürütülen bir işin söz konusu olmadığı … Güvenlik Hizmetleri AŞ’nin personelinin taşınması işini … ‘ya ihale ettiği tazminata esas olmak üzere illiyet rabıtasının da işveren … Güvenlik Hizmetleri A.Ş. İle davacı arasında kurulamadığı kaza nedeniyle illiyet rabıtasının da mevcut olmadığı görülerek tüm davalılar aleyhine dava reddedilmiş ve bu karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sigortalının davalı … AŞ’ tarafından işveren mali sorumluluk sigortası yapılan davalı … AŞ’de güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, olay günü işverence temin edilen ve işverence güvenlik hizmeti verilen işyerlerine işçileri dağıtan davalı …’ ya ait servis aracı ile görev yerine giderken, sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun sağında park halindeki araca çarpması ile meydana gelen trafik … kazasında yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, işyeri servis hizmetinin doğrudan işverence verilmediği ve kazaya neden olan sürücü ile işveren arasında hizmet akdi bulunmadığı hallerde, servis araç sürücüsünün kusurlu eylemi ile ortaya çıkan zarardan işverene ve işyeri mali mesuliyet sigortasını düzenleyen sigorta şirketine sorumluluk düşüp düşmeyeceği konusuna ilişkindir.
506 Sayılı yasanın 11/A-e ve 5510 sayılı yasanın 13/e maddelerinde de işverence temin edilen araçla işe geliş gidiş sırasında meydana gelen ve sigortalının hemen veya sonradan bedenen veya ruhen zarar görmesine yol açan olayın … kazası olduğu düzenlenmiştir. Keza 4857 Sayılı Yasanın 2. ve 506 Sayılı Yasanın 5/2 maddelerinde belirtildiği üzere araçlar işyeri kapsamında kabul edilmişlerdir. Bu duruma göre servis düzeninin bulunduğu bir işyerinde sigortalıların emniyetli ve güvenli bir şekilde işyerine götürülüp getirilmeleri işveren yükümünde olan bir sorumluluktur. İşverenin bu görevi kendi araç ve işçisiyle yapılabileceği gibi taşıma sözleşmesine bağlı olarak da yaptırması mümkündür. İşçi taşıma işinin işveren nam ve hesabına yapılması durumlarında, işçiye karşı sorumluluk doğrudan işverene aittir. Servis işini yüklenenle servisten yararlanan işçiler arasında, doğrudan hukuksal ilişki bulunmamaktadır. Bu durumda da gerek işverenin ve gerekse işyeri mali mesuliyet sigorta poliçesinin kapsamına göre davalı … şirketinin servisle taşıma sırasında meydana gelen zarardan kusurları olmasa bile sorumlu olacakları açıktır.
Davalı … hakkındaki davanın reddine ilişkin temyize gelince: Kazayı yapan aracının işleteninin ve sürücüsünün davalı … olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden bellidir. Anılan davalıya dosya içerisinde bulunan ve oluşa da uygun düşen 25.07.2011 tarihli kusur bilirkişi raporunda sürücüsü olduğu araçla neden olduğu kazadan ötürü % 100 oranında kusur verilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 85. Maddesi gereğince motorlu aracın işleteni: işleteni olduğu aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Hal böyle olunca da aracın sürücüsü ve işleteni olduğu anlaşılan davalı … …’ya yönelik davanın reddi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.