Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/3494 E. 2012/23454 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3494
KARAR NO : 2012/23454
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı …, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine,
Davacı Kurum ise, sigortalısı …’e ödenmiş olan gelirler nedeniyle davalıların kusurları oranında şimdilik 5.000.00TL’nin tahsis onay tarihi olan 12.10.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, her iki davanında kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile … vekillerince duruşmasız, davalılardan … Elektrikli Ev Aletleri Pazarlama İnşaat Taahhüt Mühendislik Hizmetleri Sürücü Kursu İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Taraflar arasındaki davacı …’in maddi ve manevi tazminat istemine dair, Mahkemece verilen 12/10/2011 tarihli karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olup, bilahare davacının bizatihi temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğu anlaşıldığından vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava,14.10.2003 tarihinde geçirdiği … kazasında %34 oranında sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilirken manevi tazminat talebinin istem gibi kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; olayın SGK Başkanlığı tarafından … kazası kabul edildiği, 23.07.2010 tarihli kusur raporunda davaya konu zararlandırıcı olayda %70 oranında davalı işveren ,%30 oranında ise davacı kusurunun bulunduğunun belirtildiği,ayrıca kalıpcı ustası olduğu anlaşılan sigortalının ücretine ilişkin kendi meslek birliğinden görüş sorulmadan,davacı iddiası,… Esnaf Ve Sanatlarlar Odası ve tanık beyanı dikkate alınarak asgari üçretin 2.8 katı üzerinden yapılan hesap raporuna itibar edilerek neticeye gidildiği anlaşımaktadır.
Zararlandırıcı olaya maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretinin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Bunun yanında, Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı,davacının sürekli … göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda davacının olay tarihindeki ücreti yeterli şekilde araştırılmadan sadece yaptığı … ile doğrudan ilgisi olmayan … Esnaf Ve Sanatlarlar Odası yazısı ve tanık beyanı ile yetinilerek eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olduğu gibi davacının yaralanmasının niteliğine, maluliyet oranına, olay tarihine ve tarafların sosyal ekonomik durumlarına göre hükmedilen 60.000,00TL manevi tazminat miktarı da fazladır.
Davacı …’in açtığı maddi ve manevi tazminat davaları bakımından yapılması gereken …;davacının yaptığı işe göre ilgili meslek odalarından (inşaatciler odası vs) yaşı, mesleki kıdemi, eğitim durumu da belirtmek suretiyle emsallerinin ücretini araştırmak, gerçek ücretinin tespiti için gelen bu cevap veya cevapları davacının iddiası ve diğer tüm deliller ile bir arada değerlendirilerek hükme esas alınabilecek davacı gerçek üçretini tespit etmek, bu ücrete göre maddi zararı yeniden hesaplatmak ve sonucuna göre karar vermek ayrıca davacı yararına daha uygun bir miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir.
3-Birleşen dava davacısı SGK Başkanlığı vekilinin temyizi bakımından ise;Asıl davanın konusu, … kazası sonucu sürekli … göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkin bulunup yargılama sırasında Sosyal Güvenlik Kurumunun aynı … kazası nedeniyle açtığı rücuen tazminat davası ile sigortalının açtığı davaların birleştirilerek her üç davanın birlikte sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır.
Hakim, 6100 sayılı HMK.167.maddesi uyarınca, aralarında bağlantı bulunduğu iddiası ile birlikte açılmış veya ayrı açılmış olmakla birleştirilmesine karar verilmiş olan davaların, yargılamanın daha iyi bir şekilde yürümesini sağlamak için, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden ayrılmasına karar verebilir.
Davaya konu istemlerin yasal dayanaklarının ve buna bağlı olarak yapılacak inceleme ve araştırma yöntemlerinin temyiz inceleme Dairelerinin farklılığı, temel ilişkinin kanıtlanmasında izlenecek usul, davaların konularının ve nedenlerinin farklığı göz önüne alındığında, yargılamanın daha iyi ve süratli bir şekilde yürütülebilmesi için … kazası nedeniyle sigortalının ve SGK’ nun açtığı davaların ayrılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.02.2007 tarih ve 2007/21-69 E, 2007/55 K sayılı kararı da bu yöndedir.
Hal böyle olunca mahkemece, sigortalının açtığı maddi ve manevi tazminat davaları ile SGK’ nın açtığı davanın tefrik edilerek sigortalının açtığı davalarda işin esasına girilerek bir sonuca varılmak gerekirken her iki davanın bir arada görülmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ile davalı şirket vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacının bizatihi temyiz isteminden feragatı nedeniyle davacı vekilinin, temyiz talebinin Reddine, davacı Kurum ile davalı şirket vekillerinin temyizleri bakımından hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacılardan … ile davalılardan … Elektrikli Ev Aletleri Pazarlama İnşaat Taahhüt Mühendislik Hizmetleri Sürücü Kursu İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti. iadesine, 17/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.