Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/3592 E. 2012/15192 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3592
KARAR NO : 2012/15192
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/04/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz edenin sıfatına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, Kurum işleminin iptali ile Tarım … sigortalılığı nedeniyle 01/04/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davalı kurumca bildirilen 327,74 TL prim borcunun ödenmesi kaydıyla primin ödendiği günü takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde, mahkeme kararında taraflara yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamaz. Davanın açıldığı tarihteki duruma göre hüküm fıkrasında, asıl talep ile yardımcı talepler hakkında, şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde, açık olarak karar verilmelidir. Hüküm, davanın açıldığı tarihteki maddi ve hukuki duruma göre verileceğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, ileriye dönük olarak ve şarta bağlı biçimde karar tesis edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, SGK’nun 26.10.2011 tarihli cevabi yazısına göre davacının tahsis talep tarihi olan 31.03.2008 itibariyle prim borcunun bulunmadığı, 327,74,00.-TL’lik prim borcunun 01.04.2008-30.04.2008 tarihi arasındaki süreye ait olduğu görülmektedir. Bu durumda davacı, 31.03.2008 tarihi itibariyle, diğer yasal koşullarla beraber prim borcu da bulunmadığı için 01.04.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, prim borcunun ödenmesi şartıyla davanın kabulü yerine, şarta bağlı olmadan davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde şarta bağlı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.