YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/409
KARAR NO : 2013/6500
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/03/1985-31/12/1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya göre … sigortalısı olduğunun tespitiyle, 6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 01.03.1985-31.12.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı yasaya göre zorunlu bağkur sigortalısı olduğunun tespiti ve 6111 sayılı yasadan yararlanma hakkının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 01.03.1985-31.12.1990 tarihleri arasında davacının 1479 sayılı Yasaya göre zorunlu … Sigortalısı olduğunun tesbitine ve davacının 6111 sayılı yasadan kaynaklanan başvuru ve yapılandırma haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Dava hukuki nitelikçe; 4956 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 02/08/2003 tarihine kadar ki dönemde …’a kayıt ve tescili bulunmayan davacının Kuruma herhangi bir başvurusu olmaksızın 30.05.2011 tarihli eldeki dava ile 01.03.1985-31.12.1990 tarihleri arasındaki vergi kaydına istinaden bu süre için kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma süresinin tespiti istemine ilişkindir.
1479 sayılı Kanunda, 506 sayılı Kanun’un 79/10. maddesine paralel nitelikte bir düzenleme bulunmadığı için, kural olarak hizmet tespiti davası açılmasının mümkün olmadığını dikkate alan yasa koyucu, sigortalılık niteliğini taşıdıkları hâlde Kuruma tescil edilmemiş kişilere zaman zaman kendi ad ve hesaplarına bağımsız çalıştıkları süreleri borçlanma ve bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi olanağını tanımıştır.
02.08.2003 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 47. maddesi ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 18. maddesinde; sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş; aynı maddede, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanlara, 20.04.1982 – 04.10.2000 tarihleri arasında vergiye kayıtlı oldukları süreyi borçlanma imkanı getirmiştir.
Somut olayda, 4956 sayılı Kanun ile eklenen 1479 sayılı Kanunun geçici 18. maddesindeki koşulları yerine getirmeyen ve süresinde tescil talebinde bulunmayan davacının talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.