Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/4715 E. 2012/7094 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4715
KARAR NO : 2012/7094
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1994 yılından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanun’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının, 1994 yılından itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasa gereğince prim borçlarının yapılandırılması hakkının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/06/1998–31/12/1999 ve 01/07/2001-31/12/2003 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Yasa ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Somut olayda;
1-Davacının teslim ettiği ürünlerden 1998, 1999,2001,2002 ve 2003 yıllarında prim kesintisinin yapıldığı,2000 yılında da ürün tesliminin bulunduğu, dolayısıyla 1998-2003 yılları arası tarımsal faaliyet kesintisiz olduğundan bu dönem yönünden tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti gerekmektedir. Öte yandan dosya içerisindeki belgelere göre yasal süresi içerisinde 6111 sayılı Yasa gereğince prim borçlarının yapılandırması için Kuruma müracaatının bulunması nedeniyle davacının bu isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2 maddesinde, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.
Mahkeme gerekçeli kararda “Davacının 6111 sayılı Yasadan süresinde yararlanmayı talep ettiği anlaşıldığından bu yöndeki talebininde kabulü gerektiği” ibaresini belirtmesine rağmen, bu hususu hüküm kısmında belirtmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacı vekille temsil edilmemesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.