Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/5523 E. 2012/8875 K. 22.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5523
KARAR NO : 2012/8875
KARAR TARİHİ : 22.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1976- 1992 tarihleri arasında yurt dışında geçen çalışmalarının 3201 sayılı yasa gereğince borçlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Seda Tümer Hüsamoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

Dava, davacının 1976-1992 tarihleri arasında yurt dışında geçen çalışmalarının 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 29.04.1997 tarihinde Türk vatandaşlığına alındığından 3201 sayılı Yasa koşulları bulunmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
5754 sayılı Yasanın 79. Maddesi ile eklenen 3201 sayılı Yasa’nın geçici 6. maddesi uyarınca Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 1/1/1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye’de ikamet eden ve 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceği kabul edilmiştir.
Somut olayda Bulgaristan vatandaşı iken 29.04.1997 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen davacının durumunun 3201 sayılı Yasanın geçici 6 maddesi kapsamında değerlendirilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.