Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/5660 E. 2013/11515 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5660
KARAR NO : 2013/11515
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin mirasını red ettiklerini belirterek itirazlarının kabulü ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün, davacılardan …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacılar; murisleri … terekesinin borca batık olması nedeni ile hiç bir mal varlığı bırakmadan vefat ettiğini, davalı tarafından 2002/1964 takip sayılı dosya üzerinden mirasçı sıfatı ile kendilerine ödeme emri gönderildiğini, terekenin borca batık olması nedeni ile mirası reddettiklerini belirterek tereke borca batık olduğundan itirazlarının kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece; davacılar … , … ve … yönünden ayrı ayrı HMK’nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar …, … ve … (…) yönünden ise açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararı davacılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; murisin 08.07.2004 tarihinde vefat ettiği, muris … adına 04.04.2002 tarihinde 2002/1964 sayılı ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrinin 1996/11 – 2001/12. aylar arası prim borçlarına ilişkin olduğu, ödeme emrinin murisin işyeri adresi olan … Soğuk Hava Deposu adresine tebliğe çıktığı, ancak 04.04.2002 tarihinde iade edildiği, mirasçılara gönderilen ödeme emirlerinin düzenleme tarihinin 14.05.2009 olduğu, mahkemece; murisin malvarlığının araştırılması için trafik müdürlüğüne ve tapu müdürlüğüne yazılar yazıldığı, araç ve taşınmazı bulunmadığının bildirildiği, mahkemece başka bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mirasın reddi Yeni Türk Medeni Kanununun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanunun 605. maddesine göre “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.
Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır”
Türk Medeni Kanununun 605-618. madde hükümleriyle mirasın reddi, 605-609.madde hükümleriyle ret beyanı düzenleme konusu yapılmıştır. Ret hakkı ise, Türk Medeni Kanununun 605.maddesi hükmüyle düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanununun 605.maddesinin 1. paragrafı gereğince yasal ve atanmış mirasçılar mirası yine Türk Medeni Kanununun 606. maddesi gereğince üç ay içinde reddedilebilirler. Bu üç aylık süre hak düşürücü bir süredir. Bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri kanıtlanmadıkça, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar için ise süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
Türk Medeni Kanununun 605. maddesinin 2. paragrafında ise mirasın hükmen reddi düzenlenmiştir. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu olgunun saptanması için her zaman dava açılabilir.
Türk Medeni Kanununun 617. maddesinde “Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler.
Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir.
Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir” hükmü düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanununun 617.maddesi hükmüyle mirasçıların alacaklılarının korunması düzenleme konusu yapılmıştır. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi tarafından mirasın reddine ilişkin kararın iptali istenebilir. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçının alacaklıları veya iflas idaresi reddin tesciline ilişkin karın kesinleştiği tarihten başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Bu süre hak düşürücü bir süre olup, ret daha sonra öğrenilse bile altı aylık hak düşürücü süre sona ermişse artık iptal davası açılamaz.
Türk Medeni Kanununun 618. maddesi de ret halinde sorumluluğu düzenlemiştir.
Türk Medeni Kanununun 618. maddesine göre “Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar.
Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle adet üzerine verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır.
İyi niyetli mirasçılar ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olurlar”
Türk Medeni Kanununun 617. maddesi hükmünde malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı düzenleme konusu iken Türk Medeni Kanununun 618. maddesi hükmünde ödemeden aciz bir mirasbırakan söz konusudur.
Ödemeden aciz bir mirasbırakanın ölümünden önce mirasçılarına yaptığı kazandırmalar için de yaptırımlar öngörülmüştür. Atanmış mirasçılar Türk Medeni Kanununun 618. maddesine girmez. Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasçılarına yaptığı, olağan eğitim ve öğrenim giderleri, adet üzere verdiği çeyiz bu sorumluluğun dışındadır. Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar onun alacaklılarına karşı yukarıdaki kalemler dışında mirasbırakanın ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar.
Türk Medeni Kanununun 618. maddesinin uygulanabilmesi için iki şartın birarada bulunması zorunludur. Birincisi, mirasbırakan ödeme aczi içinde olacak. İkincisi, mirasbırakanın ölümünden önceki beş yıl içinde mirasçılarına bir kazandırmada bulunmuş olacak.
Somut olayda davacılar, miras bırakan … terekesi borca batık olduğundan ödeme emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 618. maddesi uyarınca araştırma yapılmadan, taraflara bu yönde delil ve belgelerinin neler olduğu sorulmadan bir kısım davacılar yönünden davanın reddedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, yapılacak iş, taraflara delillerini ve varsa belgelerini sunmak için mehil vermek, sunulan delilleri toplamak, ibraz edilen belgeler varsa bunları araştırmak, davacıların ve mirasbırakanın malvarlığını araştırmak (tapu kaydı, banka kayıtları vs.), Türk Medeni Kanununun 618. maddesinin somut olayda şartlarının bulunup bulunmadığını incelemek ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle yerel mahkeme karanın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.