YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6190
KARAR NO : 2012/7609
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, tahsis işleminin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline, başvuru tarihi itibariyle tahsis talebinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının annesinden dolayı ölüm aylığı almak için kuruma yaptığı başvuruyu, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle reddeden kurum işleminin iptali ile davacının tahsis talebinin kabulü istemine ilişkindir
Mahkemece, davanın kabulü ile davacıya 01/09/2008 tarihi itibariyle yetim aylığı bağlanmasına aksine kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının annesi … 506 sayılı Yasadan yaşlılık aylığı almakta iken 28/05/1990 tarihinde öldüğü, davacının eşinin açtığı boşanma davasında … Aile Mahkemesinin 2008/496 Esas 2008/583 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen boşanmaya ilişkin 04/08/2008 tarihli karar temyiz edilmeksizin 04/08/2008 tarihinde kesinleştiği, davacının 20/08/2008 tarihinde yetim aylığı bağlanması için davalı kuruma başvurduğu, … Köyü muhtarı … ın imzalı 07/11/2008 tarihli dilekçe davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının bildirildiği, davalı kurum kontrol memurluğunca yapılan denetim sonucu düzenlenen 31/12/2008 tarihli rapor ile davacının boşandığı eşi … ile birlikte yaşadığı sonucuna varılması üzerine, davalı kurumun 08/01/2009 tarihli işlemi ile davacının tahsis talebinin reddedildiği, mahkemece yaptırılan zabıta araştırması ile davacının bekar olduğu ve eşiyle yaşamadığının tespit edildiği, davacının akrabası olan tanıkların davacının eşiyle yaşamadığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrası olup bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu kapsamda Anayasa’nın 20’nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı,
davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge/bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, anılan mahalle/köy muhtar ve azalarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araaştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.