YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6573
KARAR NO : 2012/24214
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 09.06.2008 tarihinde maruz kaldığı … kazasında yaralanarak malül kaldığını iddia eden sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat davasının kabulüne,manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 09.06.2008 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı olayın Kuruma bildirilmediği,Kurumca davacının yaralanması nedeniyle tespit olunan bir maluliyet bulunmadığı,özetle Kurumun anılan olaya dair … kazası tahkikatı olmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının … kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde … kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde … kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, … kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde bu sürenin … kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın … kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık … Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20 nci maddesinde ise … kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda, … kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca hak sahibine gelir bağlanabilmesi ayrıca davanın … mahkemelerinde görülebilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın … kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. … kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir.
Yapılacak …;mahkemelerin görevine ilişkin neticeleri de bulunmakla öncelikle davacıya … kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunması, olayın Kurumca … kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işvereni aleyhine “… kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasının neticesini bu dava için bekletici sorun yaparak, bir karar vermektedir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.(21.HD.09.06.2009, 2009/591-8259)
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.