Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/6603 E. 2012/5630 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6603
KARAR NO : 2012/5630
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde görev nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı şirkete ait iş yerinde çalışmaka iken geçirdiği kaza sonucu sol gözünü kaybetmesi nedeni ile uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, olayın iş kazası olmadığının kabulüyle davanın genel mahkemelerin görev alanına girdiğinden bahisle dava dilekçesinin görevden reddine karar verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununa göre İş Kanunu gereğince işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarında görevli yargı yeri İş Mahkemeleridir.
İş kazalarından ötürü beden ve ruh tamlığının ihlali sonucu meydana gelen zararın giderimi ya da onun ölümüyle destekten yoksun kalanların işverene açacakları giderim davalarında İş Mahkemeleri görevlidir.
Diğer yandan 5510 sayılı Yasanın 13 ve devamı maddelerinde iş kazasının 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5. madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği ve varılan sonucun en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirileceği, itiraz halinde Kurum kararının ancak mahkeme kararının kesinleşmesiyle kesin hale geleceği bildirilmiştir. Öte yandan Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Kurumca hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olduğunun yöntemince saptanmış olmasına bağlıdır. Bu yön davada öncelik açıklığa kavuşturulması gereken ön sorundur.
Yapılan incelemede, olayın S.S.K.’na intikal ettirildiği, kurum tarafından yaptırılan tahkikatın henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda yapılacak iş; öncelikle Kurum tarafından yapılan tahkikat sonucunun beklenmesi Olayın iş kazası olmadığının Kurumca kabul edilmesi halinde, davacıya işveren ve hak alanını ilgilendiren Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine iş kazasının tesbiti davası açmaları için önel vermek, tesbit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre olayın iş kazası olduğunun tesbitine karar verilmesi halinde işin esasına girilerek davayı sonuçlandırmak, iş kazası olmadığının tesbitine karar verilmesi halinde ise dava genel mahkemelerin görev alanına gireceğinden şimdiki gibi karar vermekten ibarettir.
Mahkemece açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan tahkikatın sonuçlanmadığı gerekçesi ile bu davada olayın iş kazası olmadığının kabulüyle sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 10/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.