Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/7008 E. 2012/7272 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7008
KARAR NO : 2012/7272
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan … -… Elektrik Üretim Ve Ticaret A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 16.10.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 39,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar süresinde davacı ile davalılardan Turkon-MNG Elektrik Üretimi ve Ticaret AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçinin olay günü, kalıp ustası olarak çalıştığı işyerinde yükleme havuzunun yan duvarının yapımında kullanılacak çelik kalıp panonun dayalı bulunduğu yerden devrilmesi ile altında kalarak yaralandığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Mahkemece ceza yargılaması sırasında düzenlenen ve kazalıyı asli davalılar ile dava dışı işyeri yetkililerini tali kusurlu bulan 31.07.2009 tarihli kusur bilirkişi raporu karar esas alınmıştır.
Ne var ki hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile özel hukukun sorumluluğa ilişkin hükümleri arasında unsurlar açısından farklılık bulunduğu, cezai sorumluluk için kasti veya ihmali bir davranış biçiminin gerçekleşmesi gerekli olduğu, özel hukuk da ise her zaman kasıt ve kusur unsurlarının bulunmasının zorunlu olmadığı, BK’nun 53. maddesi gereğince hukuk hakiminin ceza davasında saptanmış kusur oranlarıyla bağlı olmadığı ceza davasında tespit edilen maddi olgularla bağlı olacağı, görülmekte olan bu dava açısından da bu maddi olgunun sigortalının yaralandığı olayın işyerinde ve işverenin işinin görülmesi sırasında meydana geldiği ile sınırlı olduğu, üstelik davalı tarafça da ceza yargılamasındaki kusur bilirkişi raporuna itiraz edildiği göz ardı edilerek, sonuçlandığına dair bir bilgi bulunmayan ceza yargılamasında düzenlenen kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2008 gün 2008/21-556E ve 2008/532K sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek, ceza davasında alınan kusur durumunun bağlayıcı olmadığını göz önünde tutmak ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacı ile davalı … Elektrik Üretimi ve Ticaret AŞ vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davacı ile temyiz eden davalının sair temyiz itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı ve davalılardan …ye iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.