Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/8734 E. 2012/7519 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8734
KARAR NO : 2012/7519
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
.
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davacılar … ve …’nın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumuna açılan davanın reddine, 657.731,00-TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’ya verilmesin ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalılardan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekillerince istenilmesi ve davalılardan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekillerince istenilmesi ve davalılardan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10/05/2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve eksikliğin ikmali açısından geri çevrilmesine karar verilen dava dosyası yeniden Dairemize gelmiş ve 16/04/2012 tarihinde esasa kaydedilmiş olmakla dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı …’nın tüm, davacılar … ve … ile Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, 06.05.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda % 100 oranında sürekli iş göremez hale gelen davacı … ile annesi … ve kardeşi …’nın maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacılar … ve …’nın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacı vekilince tedavi giderlerine ilişkin talep atiye’ye bırakıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı …’nın maddi tazminat talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesap edilen miktardan hüküm tarihine en yakın tarihte hesaplanan peşin sermaye değerinin düşülmesi ile 407.731,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 06/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalılar TİGEM, … Tarım Ltd. Şti.,
… Ltd. Şti, … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’ya verilmesine, davalı … Başkanlığına karşı açılan davanın reddine, davacı …’nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılar TİGEM, … Tarım Ltd. Şti., … Ltd. Şti, … ve Şeyhmus Taşkın’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’ya verilmesine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Ancak cismani zarar kavramına (B.K.46 ve 47) ruhsal bütünlüğün ihlali sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğünde korunduğu ögretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir.Öyleyse bir kişinin cismani zarara uğraması durumunda, onun (ana, baba, karı, koca gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa (örneğin eyleme uğrayan yakın kişi %100 işgöremez duruma gelmişse) onlarında manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan yansıma yoluyla değil, doğrudan zarara uğrama sözkonusudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.4.1995 gün ve 1995/ 11-122,1995/430 23.9.1987 gün ve E.1987/9-183 K.1987/655 sayılı kararlarıda aynı esaslara dayanmaktadır.
Somut olayda, olay tarihinde 22 yaşında ve bekar olan davacının geçirdiği işkazası sonucu % 100 oranında sürekli işgöremezliğe uğradığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. İşgöremezlik oranı ve diğer kanıtlara göre davacı … ağır bir cismani zarara uğramıştır. Hal böyle olunca davacı anne … ve davacı kardeş …’nın ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunu söylemek mümkündür.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular nedeniyle davacı anne … ve davacı kardeş … yararına uygun bir manevi manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )

Bu ilkeler ve özellikle tarafların kusur oranı gözetildiğinde davacı … yararına hükmedilen 250.000,00 TL manevi tazminatın çok fazla olduğu ortadadır.
4-Mahkemece davacının bakıma muhtaç olması nedeniyle bilirkişi tarafından hesaplanan ve bakıcı giderinin de dahil olduğu maddi tazminat miktarı hüküm altına alınmış ise de dosya içerisinde yer alan peşin sermaye değeri tablosunda davacıya bakıma muhtaç olması nedeniyle gelirin 506 sayılı Yasa’nın 20/4 maddesi gereğince % 50 arttırımlı olarak bağlandığına dair herhangi bir bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu tür davalar Kurumca karşılanmayan zararın giderilmesine yönelik olduğu için davacının bakıma muhtaç olması nedeniyle sürekli işgöremezlik gelirinin % 50 arttırımlı bağlanması için Kuruma başvurusu bulunup bulunmadığı ve % 50 arttırımlı gelir bağlanıp bağlanmadığının Kurumdan sorulması, davacının bu yönde bir başvurusunun bulunmadığı anlaşıldığı takdirde davacıya % 50 arttırımlı gelir bağlanması için Kuruma başvurmak üzere önel verilmesi, davacının bu isteğinin kabul edilmesi halinde mahkemece % 50 arttırımlı gelirin peşin sarmeyi değerinin Kurumdan sorularak zarardan düşülmesi, davacının bu istemi Kurumca reddedildiği takdirde davacıya Kurum işlemine karşı dava açması için önel verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5-Davacı, dava dilekçesinde sürekli işgöremezlik oranını % 90 olarak bildirmiş ve bu oran üzerinden maddi ve manevi zararının giderilmesini istemiştir. Kurum tarafından davacının maluliyet oranı % 100 olarak belirlenmiş ise de davacının maluliyet oranını % 90 olarak bildirmesi nedeniyle taleple bağlılık kuralı gereğince davacının maddi ve manevi zararının % 90 sürekli işgöremezlik oranına göre belirlenmesi gerekirken % 100 sürekli işgöremezlik oranı üzerinden belirlenen maddi ve manevi tazminatın hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemenin, belirtilen maddi ve hukuksal olguları dikkate almadan hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, TİGEM, davacı anne … ve davacı kardeş …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacılar ve davalılardan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü yararına takdir edilen 825.00-TL duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara ve davalılardan Tarım İşletmeleri Genel Müd.’ne iadesine 07/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.