YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8747
KARAR NO : 2012/7638
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 06/02/1986 olduğunun tespitine, askerlik borçlanmasının iptaliyle ödediği meblağın iade edilerek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacı,sigorta başlangıç tarihinin 6.2.1986 olduğunun tespitini ve kurum hatası nedeniyle askerlik borçlanması yaptığının tespiti ile fazladan ödediği 2.014.50 TL nin iadesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmişse de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Davacıya ait 6.2.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı kuruma süresi içinde verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı,mahkemece bu yönde yapılan araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere ,sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça,hizmet akdine dayanarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler,işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı yasanın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını,kazanç durumunu,çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içinde kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için , çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle,işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555,5.2.2003 gün 2003/21-35-64,15.10.2003 gün 2003/21-634-572,3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578,10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince;mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.
Yapılacak iş;davacının askerlik hizmetini yapıp yapmadığı,yapmışsa sevk ve terhis tarihlerini ilgili askerlik şubesi başkanlığından sormak,davacının 6.2.1986 tarihindeki çalışmasının eylemli olup olmadığının belirlenmesi amacıyla Akkonak Ksb.Çiftçi Malları Koruma Başkanlığından davacının işyeri özlük dosyasını,ücret ödeme belgelerini ve kuruma bu işyerince verilen dönem bordrolarını getirterek davacının 6.2.1986 tarihinde sigortalı çalışması bulunup bulunmadığını araştırmak, davalı işyerinde hizmete konu dönemde çalışmış tanıkları dinlemek,yine bu dönemde köy muhtarı veya köy ihtiyar meclis üyesi olarak görev yapan kişileri dinlemek, uyuşmazlığa konu dönemde Akkonak kasabasında sağlık ocağı,tarım kredi kooperatif veya jandarma karakolu gibi kurumlar bulunmakta ise bu kurumlarda davacının davalı birlik emrinde çalışmasına dair belge ve kayıt olup olmadığını sormak ve gerek görülürse bu kurumların hizmete konu dönemde çalışan görevlilerini dinlemek,davacının çalışmaları karşılığında ücretini ne şekilde aldığını araştırmak ve sonucuna göre, askerlik borçlanması yapmasına gerek bulunup bulunmadığını değerlendirerek, karar vermekten ibarettir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Sair hususlar incelenmeksizin hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.