Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/9041 E. 2012/8226 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9041
KARAR NO : 2012/8226
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,,
2-Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle her bir davacı (kardeş) için ayrı ayrı 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacılar murisi sigortalı Mehmet Dağlı’nın kusursuz, dava dışı taşeron Hacı Tılavşunlu’nun %70, maktül araç sürücüsü Yakup Biçici’nin % 30 oranında kusurlu olduğu, davalı kurum Elektrik Üretim A.Ş.’nin yetkililerinin ise kusursuz sorumluluklarının olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar az olduğu açıktır.
3-Davacılar tarafından yatırılan peşin harç 356,40TL olduğu halde gerekçeli kararın hüküm kısmında 21,15TL olarak gösterilmesi,
4- Ayrıca kabul edilen manevi tazminat miktarları üzerinden davacılar yararına hükmolunan vekalet ücretinin her bir davacı için ayrı ayrı hesaplanması gerekir iken kabul edilen toplam manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.