YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9524
KARAR NO : 2012/15168
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 05/12/1986-21/01/1990, 02/03/1990-31/01/1990 tarihleri arası Tarım … sigortalısı olduğunun ve 06/04/2011 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 506 sayılı Yasa’ya tabi çakışan zorunlu sigortalı çalışmaları haricinde 05.12.1986-21.01.1990 ve 02.03.1990-31.03.1990 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun ve 06.04.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın tümüyle reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Somut olayda, davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle 01.01.1986 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, ancak aralıklı olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı, bu nedenle davalı Kurumca 05.09.1986 tarihi itibariyle Tarım … sigortalılığının sona erdirildiği, 28.12.1990 tarihli prim ödemesi nedeniyle yeniden tescil edildiği ve aktif sigortalı olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, Tarım … sigortalısının kısa süreli olarak SSK’na tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında tarım faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalılığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre ” sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, … Kooperatifleri ile Birliği ve Türkiye … Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”
Mahkemenin, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğunu göz önünde bulundurarak öncelikle nizalı dönemde anılan maddede belirtilen kayıtların olup olmadığını söz konusu kuruluşlardan, davacının babasına ait taşınmazlarda tarımsal faaliyette bulunduğu iddia edildiğinden, babasının sağ olup olmadığını, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunup bulunmadığını ilgili kurumlardan, hem babasının hem de davacının ziraate elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını ilgili tapu idaresinden, özel idareden, belediyeden araştırmak, köy muhtarı ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişileri tanık olarak dinlemek, ayrıca zabıta tahkikatı ile de araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gitmesi yerinde değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.