YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9767
KARAR NO : 2013/15910
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/03/1972-03/01/1979 ve 01/10/1984-01/10/1997 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı, davalılara ait işyerinde 01.03.1972-03.01.1979 tarihleri ile 01.10.1984-01.10.1997 tarihleri arasında geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece kısmen kabul ile davacının davalılar … ve …’a ait işyerinde hizmet akti ile 1996/1. döneminde 9 gün, 3. döneminde 59 gün, 1997/1. döneminde 120 gün, 2. döneminde 30 gün çalıştiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, “…” unvanlı … sigorta sicil nolu işyerinde 8.1.1979 tarihinde işe başladığına dair ve “…-…” unvanlı … sigorta sicil nolu işyerinde 20.12.1977 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgelerinin verildiği, 22591 sigorta sicil nolu işyerinden 20.12.1977 tarihinden itibaren 15 gün, 1978/1. döneminde 40 gün, 2. döneminde 33 gün, 3. döneminde 48 gün, 4. döneminde 29 gün, 1979/1. döneminde 1 gün, … sigorta sicil nolu işyerinden 8.1.1979 tarihinden itibaren 59 gün, 1979/2. döneminde 90 gün, 3. döneminde 90 gün, 4. döneminde 90 gün, 1980/1. döneminde 90 gün, 2. döneminde 90 gün, 3. döneminde 90 gün, 4. döneminde 90 gün ve yine … sigorta sicil nolu işyerinden 1996/1. döneminde 91 gün, … sigorta sicil nolu … işyerinden 2.4.1996 tarihinden itibaren 20 gün, 1996/3. döneminde 61 gün, … sigorta sicil nolu … Tekstil unvanlı dava dışı işyerinden 1996/2. döneminde 120 gün ve … sigorta sicil nolu işyerinden 1.6.1997 tarihinden itibaren 90 gün, 1997/3. döneminde 31 gün çalışmasının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tesbit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikle tesbit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık- seçiktir.
Gerçekten 506 sayılı Yasa’nın 79/8 maddesi gereği hizmet tesbiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir ise de, çalışanın uyuşmazlık konusu dönemde başka bir işverenin işyerinde çalışmadığı, herhangi bir nedenle ara da vermediği, yani davalı işyerinde kesintisiz çalıştığı ve bu çalışmaların işe giriş bildirgesi düzenlenerek kısmi şekilde Kuruma bildirildiği hallerde, giriş bildirgesinin verildiği tarihten önceki döneme ilişkin istem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Somut olayda mahkemece kabul ile tespit edilen çalışma süreleri yönünden verilen karar doğrudur. Ancak davacının 1. dönem talebi yönünden 20.12.1977 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin verildiği ve ayrıca 2. dönem talebi yönünden ise 1996/1.döneminden itibaren bildirim yapılmış olup davacının geçmişe doğru 01.10.1984 tarihinden itibaren kesintisiz çalıştığını beyan ettiği, bordro tanıkları ve dosyadaki yukarıda belirtilen belgelerle kesintisiz fiili çalışmanın doğrulandığı gözetilmeden 1.03.1972-03.01.1979 tarihleri ile 01.10.1984-01.10.1997 tarihleri arasındaki bildirilmeyen süreler yönünden (bildirilmeyen sürelerin hesaplanarak) davanın kabulü yerine hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden …’ya yükletilmesine, 16/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.