Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/979 E. 2013/6730 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/979
KARAR NO : 2013/6730
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 31/10/1985-02/09/1991 tarihleri arası sigortalılık süresinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının … Şoförler ve Otomobilciler Oda’sındaki kaydının geçersiz olduğundan bahisle oda kaydı esas alınarak oluşturulan 31.10.1985-2.9.1991 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalığını iptal eden Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kurum işleminin iptali ile, davacının 31.10.1985-31.8.1989 tarihleri arasında … sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davacının geçerli bir oda kaydının bulunup bulunmadığı, giderek zorunlu … sigortalısı olarak kabulünün mümkün bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece davacının zorunlu … sigortalılığının geçerli olduğu sonucuna varılmışsa da bu sonuç hatalı olmuştur. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi nam ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 31.1.1992 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesi uyarınca oda kaydına istinaden 31.10.1985 tarihi itibari ile 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, 1.2.1991-7.1.2003 tarihleri arasında vergi kaydının, 31.10.1985-17.2.2003 tarihleri arasında oda kaydının, 19.12.1994-27.2.2003 tarihleri arasında esnaf sicil kaydının bulunduğu, 1991 yılında … meydana gelen sel felaketi nedeni ile … Şoförler ve Otomobilciler Odası dafterlerinin zayi olduğu, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1991/62 E, 1992/52 K sayılı ilamı ile de defterlerin zayi olduğunun tespit edildiği ve yeniden defter tutulmasına karar verildiği, kurumca yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 29.9.2010 tarihli rapor ile; sel felaketi nedeni ile zayi olan defterlerin yeniden oluşturulmasında önceki üyeliklerin nasıl tespit edildiğinin anlaşılamaması nedeni ile 1965-1991 tarihleri arasındaki kayıtların geçersiz kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, … Şoförler ve Otomobilciler Odası’na ait defterlerin sel felaketi nedeni ile zayi olduğu açıktır. Oda kaydı, davacının kendi nam ve hesabına çalışmanın karinesi olup, davacının üzerine kayıtlı araç olup olmadığı, nakliyecilik işini hangi araçla ve ne şekilde yaptığı hususları araştırmaksızın sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.